Fiil ehliyeti bulunmayan ve vesayet makamı izni alınmaksızın yapılan miras taksim sözleşmesinin hukuki geçerliliğinin Yargıtayca incelenmesi.
Özet: Taraflar arasındaki dava, muristen kalan taşınmazların paylaşıldığı 06.05.1999 tarihli miras taksim sözleşmesinin geçerliliği üzerine odaklanırken, davacı bu sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş; davalılar ise sözleşmenin imzalandığı tarihte fiil ehliyeti olmayan ve adına vesayet izni alınmayan bir mirasçının varlığı nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin iptalini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, ilgili mirasçının akıl hastalığı ve vesayet izni eksikliği nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğuna hükmederek davacının davasını reddetmiş, karşı davayı kabul ederek miras taksim sözleşmesini iptal etmiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1221 E., 2024/1717 K.DAVALILAR - KARŞI İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2020/110 E., 2022/52 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi/anneleri ...'un 29.01.1999 tarihinde öldüğünü, tarafların murislerinden kalan taşınmazlar ile ilgili ... Noterliğinin 06.05.1999 tarih ve 1888 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde miras taksimi sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre 5 28... parsel sayılı taşınmazların müvekkiline ait olacağının kararlaştırıldığını, 529 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tescilinin sağlandığını iddia ederek; 1 17... parsel (eski 528 parsel) sayılı taşınmazda muris ... adına ½ oranında kayıtlı olan payın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1. Bir kısım davalılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının eski 5 28... ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ... payının iptalini isteme hakkının bulunmadığını, miras taksim sözleşmesi ile davacıya bu iki parselden toplam 3000 m² yer verileceğinin hükme bağlandığını, davacının sözleşme gereği bu yeri Hazineden 5.575.000.000 TL ye satın aldığını ve davalılar tarafından davacıya kişi başı 922.166.000,00'şer TL ödeme yapıldığını, müvekkillerinin sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini, sözleşmenin ...'un doğuştan akıl hastası olması ve sözleşmede imzasının bulunması nedeniyle geçersiz olduğunu, davalı ...'un ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/199 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararıyla kısıtlandığını ve kendisine kardeşi davalı ...'un vasi atandığını, diğer mirasçıların sözleşmede belirtildiği gibi davalı ...'a baktıkları hâlde davacının bakmadığını, sözleşmenin bu nedenle de geçersiz olduğunu, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 30.03.2015 tarihli ve 2015/1288 sayılı raporuyla ...'un sözleşmenin yapıldığı tarihte fiil ehliyetine sahip olmadığının belirlendiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/1-9 hükmüne göre vesayet altındaki kişinin miras paylaşım sözleşmesi yapabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiğini, sözleşme yapılırken böyle bir iznin alınmadığını, bunun yanında miras taksim sözleşmesinin taraflarının, özellikle davacının sözleşmenin hükümlerine uymadığını, bu nedenle davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüyle 06.05.1999 tarihli ve 1999/1888 sayılı miras taksim sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...davalı ...'un Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 30.03.2015 tarihli ve 2015/1288 Karar sayılı raporuna göre miras taksim sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığı, işlem tarihinde akıl hastalığı bulunan ...'nin kısıtlanması gerektiğinden ancak vesayet makamınca alınacak izin ile bu türden bir sözleşme yapılabileceğinden tüm mirasçıların katıldığı miras taksim sözleşmesinin vesayet makamının izni alınmadığı takdirde geçerli olmayacağı kanun ve Yargıtay kararları doğrultusunda sabit olduğundan miras taksim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bu nedenle geçersiz sözleşmenin bir kısmının iptalinin istenmesinde davacının hukuki yararının da bulunmadığını, dava konusu edilen taksim sözleşmesi geçersiz olduğundan davacı-karşı davalının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFHükmün davacı-karşı davalı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Asıl ve karşı davada harç ikmali yapılmadığını,b. Mirasçıların taksim sözleşmesinin yapılmasından itibaren taşınmazları taksime uygun kullandıklarını, bir kısım taşınmazların taksime uygun olarak devirlerinin yapıldığını,c. Dava konusu miras taksim sözleşmesinin davalı ... yönünden miras payının devri sözleşmesi olarak kabulünün gerektiğini,d. Sözleşmenin ... dışındaki mirasçılar yönünden bağlayıcı olduğunu,e. Karşı davacıların kötüniyetli olduğunu, davalı ...'nin hastalığını kullanarak sözleşmeyi iptal ettirme çabası içine girdiklerini, 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesine aykırı davrandıklarını,f. 08.01.2025 tarihinde müvekili ile bir kısım davalılar arasında sulh sözleşmesi yapılarak karşılıklı devirler yapıldığını, sulh sözleşmesine göre karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;a. Asıl davanın reddine ilişkin karara itirazının bulunmadığını,b. Dava konusu sözleşmenin birkaç istisna dışında tüm maddelerinin uygulandığını, müvekkili yönünden sözleşmenin uygulanmadığını,c. Davalı ... dışındaki mirasçılar yönünden sözleşmenin bağlayıcı olduğunu, miras payının devri niteliğinde olduğunu,d. Kötüniyetle sözleşmenin iptalinin istendiğini,e. Karşı dava yönünden davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına katıldığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava miras taksim sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı her iki taraftan peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.