10. Hukuk Dairesi, hizmet tespiti davasında kamu düzeni gereği resen araştırma ve iddiaların somutlaştırılması yükümlülüğünün önemini vurgulayan temyiz kararı.
Özet: Bu hizmet tespit davasında, Yargıtay, kamu düzeni niteliğindeki bu tür uyuşmazlıklarda mahkemelerin resen araştırma yükümlülüğünü ve tarafların, özellikle davacının, iddialarını somutlaştırma ödevini vurgulamıştır; zira davacının hangi vakıalara dayandığını, zaman, mekan ve içerik olarak açıkça belirtmesi, soyut iddialardan kaçınması gerekliliği, hak kayıplarını ve gerçeğe aykırı sigortalılık süreleri edinilmesini önlemek ve sosyal güvenlik hakkını korumak adına kritik olup, aksi halde yargılamanın sağlıklı yürütülemeyeceği ve delillerin doğru değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/6474 E.  ,  2025/13808 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2789 E., 2025/295 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/292 E., 2022/199 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.20 12... .09.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2012 - 31.12.2013 tarihleri arasında davalıya ait ... unvanlı ... sicil numaralı davalı iş yerinde;
-01.01.2012 - 30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 29,55 TL ücret ile,
-01.07.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 31,35 TL ücret ile,
-01.01.2013 - 30.06.2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 32,62 TL ücret ile,
-01.07.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 34,05 TL ücret ile Kuruma bildirilen günler dışında toplam 720 gün daha hizmet sözleşmesine dayalı eylemli ve kesintisiz olarak bilirkişi tarafından hazırlanan 19.08.2020 tarihli raporda asgari ücret üzerinden belirlenen prime esas kazanç miktarları üzerinden çalıştığını ve bu sürelerde 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili;
a.Çalışmanın kanıtlanamadığını,
b.Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
2.Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, Mahkemece dinlenen ve davacının çalışmalarına ilişkin dinlenen komşu işyeri tanıklarının yıl bazında çalıştığını beyan ettikleri, dinlenen bordro tanıklarından ...'ün ve ...'ın çalışmadığı yönündeki beyanları ile diğer bordro tanığı ...'in çalıştı şeklindeki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, beyanda bulunan bu tanıkların beyanlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının talep ettiği süre içerisinde olmak üzere 15.10.2012-05.12.2012 tarihleri arasında 22 belge türü ile bildirim yapılan ... Üniversitesinden yapılan bildirim süreleri de araştırılmak suretiyle staj kapsamında yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı, ifadesi alınmayan diğer çalışanlar ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dinlenen tanıkların beyanları arasındaki çelişki giderilmeli, bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.