Mirasın hükmen reddi talebinin, Yargıtay bozması sonrası mirasçıların tereke banka hesaplarından yaptığı işlemler nedeniyle mirası kabul ettikleri gerekçesiyle reddedilmesi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin borca batık olduğunu ve aczinin açıkça belli olduğunu belirterek mirasın hükmen reddini talep etmiş; ancak, ilk kararın Yargıtayca bozulmasının ardından yerel mahkeme, davacı mirasçıların murisin banka hesapları üzerinde yaptığı işlemlerin terekenin olağan yönetimini aştığı ve mirası benimsedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine davacılar vekili, mirasın borca batık olduğu, banka işlemlerinin olağan yönetim kapsamında yapıldığı, tüm davacıların işlem yapmadığı ve vefat sonrası ortaya çıkan yeni borç nedeniyle kabul beyanlarında irade sakatlığı oluştuğu iddialarıyla bu red kararını temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5068 E.  ,  2025/5095 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/1527 E., 2022/44 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'ın 19.07.2009 tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçı olarak davacı olan eşi ve dört çocuğunun kaldığını, murisin vefatından 4 yıl sonra Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yüklü miktarda cezai şart bedelinin mirasçılar tarafından ödenmesine karar verilerek kararın tebliğ edildiğini, davacıların söz konusu parayı ödeme imkanları olmadığını, miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli olduğundan mirasın reddedilmiş sayılacağını beyan ederek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki beyanlarında, davacıların mirası benimseyip işlem yaptıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararında özetle; Mahkemece yapılan araştırma sonucunda, miras bırakanın hiçbir mal varlığının olmadığı, vergi mükellefi olmadığı, SGK'dan maaş almadığının belirlendiği, bu durumda miras bırakanın ödemeden aczinin açıkça belli olduğu, aksi durumun davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile mirasın davacılar tarafından reddedildiğinin tespitine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 29.09.2020 tarihli kararında özetle; murise ait Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Köyü, 6, 7, 11, 12, 13, 16, 17, 18, 19... parsel sayılı taşınmazlarda keşif yapılarak murisin ölüm tarihi itibariyle taşınmazların bedellerinin tespiti ile bu miktarın terekenin aktifine eklenmek suretiyle terekenin borca batık olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulduğu, ayrıca, davacıların Av. ... ve Av. ... ...’a verdiği vekâletnamede mirasın reddini içeren özel yetki bulunmadığından davacılar vekiline özel yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi ve bu eksikliğin tamamlattırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de yerinde değildir gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma kararından sonra Mahkemenin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya arasına alınan banka hesap hareketlerinden, davacıların murisin banka hesaplarından havale işlemleri yaptıkları, her ne kadar muris adına ... ilçesinde bulunan taşınmazların intikalini yaptırmamış iseler de; murisin ölüm tarihindeki aktifi göz önüne alındığında, mirasçıları tarafından yapılan hesap işlemlerinin terekenin olağan yönetimi sınırlarını aştığı, davacılar tarafından murisin banka hesabından nakden çekilen paraların terekenin olağan yönetimine ilişkin olduğuna dair iddiada bulunulmadığı ve bu konuda delil ileri sürülmediği, muris ...'ın tüm mirasçıları terekeyi benimsediği için mirası ret haklarının bulunmadığı, bu nedenle hesap bilirkişisi tarafından murisin terekesinin borca batık olduğu yönünde düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Murisin ölüm tarihi itibariyle, aktiflerin pasifleri karşılamadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu,
b. Murisin hesabından çekilen paraların, terekenin olağan yönetimi kapsamında mevcut borçların ödenmesinde kullanıldığını, davacıların mal edinme veya tereke mallarını kişisel yararlarına kullanma durumu olmadığını,
c. Murise ait hesaplarda ..., ... ve ...’ın işlem yaptığını, diğer iki davacının işlem yapmadığını, bu nedenle tüm davacılar yönünden ret hükmü kurulmasının hatalı olduğunu,
d. Davacıların mirası kabul beyanı varsayılsa dahi, davalı ... Kurumu tarafından murisin ölümünden 4 yıl sonra işlem yapılarak para cezası uygulandığını, bu durumda yeni bir borç sorumluluğunun ortaya çıkması sebebiyle davacıların kabul beyanlarının irade sakatlığı sebebiyle geçersiz hâle geleceğini, dolayısıyla yeni bir durum ortaya çıktığından davacıların kabul beyanlarını iptal haklarını kullandığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
1. Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin Sayın Çoğunluğunca ise anılan karar onanmıştır.
2. Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık, davalı ... Kurumu tarafından murisin ölümünden 4 yıl sonra işlem yapılması sonucunda para cezası uygulanması ve bu nedenle murisin pasifinin aktifinden çok daha fazla olduğunun mirasçılarca sonradan öğrenilmesi karşısında, davacıların banka hesaplarıyla ilgili yaptıkları bazı işlemlerin mirasın benimsenmesi anlamına gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır.
3. Tüm dosya içeriğinden murisin pasifinde önemli bir yekün tutan meblağın murisin ölümünden 4 yıl sonra ortaya çıktığı, davacı mirasçıların bu borcu bilmeleri halinde mirası benimseme anlamına gelebilecek davranışlarda bulunmayacaklarını belirttikleri, nitekim bu durumun ortaya çıkmasından sonra anılan davayı açtıkları, muristen kalan taşınmaz üzerinde ise herhangi bir tasarrufta bulunmadıkları anlaşıldığından davacıların davasının kabulü gerekirken aksi yöndeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.