Ekonomik koşullardaki öngörülemeyen artışlar nedeniyle eser sözleşmesinin uyarlanması veya feshini talep eden davada arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden red kararının temyiz incelemesi.
Özet: Ekonomik koşullar nedeniyle ifası güçleşen eser sözleşmesinin uyarlanması veya feshini talep eden davada, davacının eser sözleşmesi uyuşmazlığında tüketici yasasının uygulanmayacağı ve arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı yönündeki itirazlarına rağmen, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi sebebiyle, yasal mevzuat gereği dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmaması veya arabuluculuk son tutanağının süresinde mahkemeye sunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine dair ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları hukuka uygun bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/354 E., 2025/414 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük.Mah.Sıf.)SAYISI : 2024/450 E., 2025/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve davalı arasında 20.09.2021 tarihinde davalıya ait Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 19... parselde bulunan taşınmaz üzerine inşaat yapımı hususunda 670.000,00 TL bedelli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından arsa içerisinde bulunan eski yapının yıkıldığını ve hafriyatının kaldırıldığını, arsa çevresine betonarme duvar örüldüğü, taraflarca 670.000,00 TL bedel üzerinde anlaşıldığını, ancak davalı tarafça dava tarihine kadar 500.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından dava konusu inşaat yapımına yönelik 800.000,00 TL'nin üzerinde harcama yapıldığını ve inşaatın asıl masraf gerektiren kısmına aşırı ifa güçlüğü sebebiyle başlanamadığını, günümüz ekonomik koşulları, döviz kurlarındaki düzensizlik ve aşırı artış sebebiyle inşaat ham maddelerinde %200 ve üzeri artış meydana geldiğini, müvekkilinden kaynaklanmayan bu artışlar sebebiyle akdin ifasının imkansız hale geldiğini, bu konuda çektiği ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, 20.09.2021 tarihli inşaat sözleşmesinin değişen koşullara uyarlanmasını, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme kararı verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle taşınmazın malikinin davalı olmadığını, davanın husumetten reddine karar verilmesini, esas bakımından ise davanın temerrüde düştüğünü, kendi edimlerini yerine getirmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli ilk kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine bu kararı kaldıran Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli ilamı doğrultusunda; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının arabulucuya başvurduğuna dair belge sunmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda 4077 sayılı Yasanın uygulanma imkânı olmadığını, uyuşmazlığın genel hükümlere tabi olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin uyarlanması, bu mümkün olmazsa sözleşmenin feshine karar verilmesi istemine ilişkindir.7251 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 73 üncü maddesinden sonra gelmek üzere “Dava şartı olarak arabuluculuk'' başlığıyla eklenen 73/A maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda 28.07.2020 tarihinden itibaren dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesi getirilmiştir.Somut olayda; yukarıda yapılan açıklamalar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin, İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli kararını kaldıran, 03.10.2024 tarihli ilamı doğrultusunda, davacı vekiline daha önce başvurulmuş ise arabuluculuk tutanağının aslını mahkemeye vermesi için ihtarla 1 haftalık kesin süre verilmesine rağmen arabuluculuk tutanağı dosyaya sunulmadığından, İlk Derece Mahkemesince davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Bölge Adliye Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının (6100 sayılı HMK'nın) 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davacı harçtan muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.