Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde sigortalı çalıştırmayan arsa sahibinin işveren sayılmayarak prim borcundan sorumlu tutulamayacağına dair Yargıtay kararı.
Özet: Kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle işin tamamını yükleniciye devrederek sigortalı çalıştırmayan arsa sahibinin işveren kabul edilemeyeceği, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumunun talep ettiği fark prim borcu ve faizinden sorumlu olmadığına hükmeden ilk derece mahkemesi kararının, Bölge Adliye Mahkemesince onanmasının ardından, Yargıtay tarafından da yasal düzenlemelere ve dosya kapsamına uygun bulunarak kesinleşmesiyle, davacının Kuruma borçlu olmadığı tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/99 E., 2025/354 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. İş MahkemesiSAYISI : 2021/16 E., 2021/461 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kuruma borcu olmadığının tespitine, hukuka aykırı işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda işverenin kim olduğunun çözülmesi gerekmekte olup kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, işin tümünün yükleniciye bırakılarak yapılması halinde arsa sahibi işveren veya asıl işveren sıfatını kazanmayacaktır. 506 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesinde sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan Kurum ve kuruluşlara işveren denildiğine göre yapı işinde hiç sigortalı çalıştırmayan, yapı işini anahtar teslimi veren arsa sahibinin işveren sayılmasının mümkün olmayacağı değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir. Davacının 29 33... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki özel bina inşaatından dolayı .... ... sicil numarası ile işlem gören işyerinin işvereni olmadığından söz konusu iş yeri için tahakkuk ettirilen fark prim borcu ve bunun işlemiş faizi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davacının, .... ... sicil numaralı işyeri için tahakkuk ettirilen ve davalı ... Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 11/06/2019 tarih ve ...-202.01.01-E.... sayılı yazısı ile talep edilen 73.977,25 TL fark prim borcu ve bunun işlemiş faizi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz SebepleriDavacı vekili; davanın kabulünün gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi, Kurum yazıları, 25.09.2020 tarihli SGK Denetmen raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.