Danıştay, Türkiyede lise mezunu Türk vatandaşının uzaktan eğitimle yurt dışından aldığı diploma ile yabancı öğrenci statüsünde üniversiteye kayıt yaptırmasının engellenmesi işlemini hukuka uygun buldu.
Özet: Davalı üniversite, Türkiyede lise eğitimi almış bir Türk vatandaşının yurt dışından uzaktan eğitim yoluyla edindiği lise diploması ile "yabancı öğrenci" kontenjanından kayıt yaptırmasını, bu durumun yurtiçi sınav sistemini dolanma amacı taşıdığı ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle öğrencilik kaydını silmiştir; davacı, denklik belgeleriyle usulüne uygun kayıt yaptırdığını ve kazanılmış hakkı olduğunu savunsa da, ilk derece mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay, davacının Türk lisesi mezunu olması ve bu yolla "yabancı öğrenci" statüsü elde etmesinin hukuka uygun olmadığı değerlendirmesiyle kayıt silme işlemini hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : 2022/7614Karar No : 2024/7963 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) :... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mykolayiv Şehri 46 Numaralı Eğitim Kurumundan uzaktan eğitim yoluyla aldığı lise diploması ile davalı üniversitenin ... Fakültesine 09.10.2020 tarihinde "Yabancı Öğrenci Statüsü" kapsamında kayıt yaptırması sonrasında alınan eğitimin "örgün eğitim" olmadığı gerekçesiyle öğrencilik kaydının silinmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de bulunan bir ortaöğretim kurumundan mezun olan davacının, salt yükseköğretime geçiş için daha kolay bir yol olan yurt dışından diploma alarak yükseköğretime geçiş yaptığı, bu kapsamda davacının öğrencilik hakkının, kazanılmış hak olarak nitelendirilmek suretiyle hukuken himaye edilmesine olanak bulunmamaktadır. Keza, davacının, Tükiye'deki ortaöğretim mezuniyeti ile merkezi sınava girmek suretiyle başarı puanına bağlı olarak yükseköğretime geçiş yapabileceği açık olup Anayasal teminat altında olan eğitim ve öğrenim hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla Türkiye'de lise mezuniyeti olmasına rağmen yurt dışındaki liseden diploma alan ve bu diplomanın denkliği tanınan davacının, Türkiye Cumhuriyeti liselerinden mezun olan öğrencilerle aynı durumda bulunduğu, davacının Türkiye'de bulunan bir ortaöğretim kurumundan mezun olması sebebiyle de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 45/f maddesi ile Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan yurt dışı öğrenci kontenjanından bir yükseköğretim programına kayıt hakkının olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı vekili tarafından, müvekkilinin Türkiye'deki bir liseyi bitirdikten sonra yurt dışında ikinci bir lise eğitimine başladığı, yurt dışında bitirmiş olduğu lise diplomasına denklik aldıktan sonra davalı üniversiteye kaydının yapıldığı, mevzuatta Türkiye'deki liseden mezun olup yurt dışında ayrıca lise mezunu olanların YÖS'e başvuramayacağına dair yasaklayıcı bir hükmün bulunmadığı, mevzuatta yasaklayıcı bir hüküm bulunmamasına rağmen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararı ile müvekkilinin kaydının geçmişe etkili olarak silindiği, müvekkilinin denklik belgesi ile birlikte YÖK'ün belirlediği şartlar çerçevesinde davalı üniversiteye kaydının yapıldığı, kayıt esnasında davalı idareye sunulan belgelerde müvekkilinin eğitimini uzaktan eğitim yoluyla tamamladığının açık bir şekilde yazıldığı, davalı üniversitenin de bunu bilerek kaydı yaptığı, kayıt esnasında müvekkili tarafından herhangi bir gerçeğe aykırı beyan veya hilesinin bulunmadığı, dolayısıyla işlemin ancak dava açma süresi içinde geri alınabileceği, dava açma süresi geçtikten sonra müvekkilinin usulüne uygun olarak kazanmış olduğu hakkının yok sayılarak kaydının silinmeyeceği ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,1. Temyiz isteminin reddine,2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,5. Kesin olarak, 31/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.