Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, tebliğnamenin bozma talebini ve etkin pişmanlık iddialarını reddederek onadı.
Özet: Temyiz mahkemesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını incelerken, savunmanın duruşmalı inceleme talebini ceza miktarı nedeniyle reddetmiş; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve yeni delil toplama iddiaları gibi hususların yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilebileceğine kanaat getirerek, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olduğunu, delillerin tartışıldığını ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğunu belirtmiş, bu nedenle Cumhuriyet Savcısının bozma yönündeki görüşüne aykırı olarak sanık müdafiinin temyiz itirazlarını reddederek hükmü onamıştır.
10. Ceza Dairesi         2019/7623 E.  ,  2025/12986 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/227 E., 2015/224 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, hükmolunan ceza miktarı gözetildiğinde, 5320 sayılı Kanun'un 8/1., 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek temyiz incelemesi duruşmasız olarak yapılmıştır.
Sanığın ifadesinde beyan ettiği ... ve ... hakkında, Aydıncık (Mersin) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.11.2014 tarihli, 2014/126 sayılı temyiz incelemesine konu soruşturma dosyasından yürütülen soruşturma neticesinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanık hakkında ise kamu davasının açıldığının, 5271 sayılı CMK'nın 172/2. maddesindeki "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenleme karşısında;
Sanık müdafiinin duruşmada beyan ettiği 0535 347 .... numaralı GSM hattı ile sanık müdafiine teslim edilen 3552... IMEI numaralı telefonun ve suçta kullanması için sanığa teslim edilen telefon ile GSM hattının sanığa sorulup tespit edilerek ilgili GSM numaraları ile IMEI numaralı telefonların HTS kayıtlarının tespiti, sanığın, uyuşturucu madde ile irtibatı olan kişilere yönelik beyanının alınarak etkin soruşturma yapılması amacı ile temyiz incelemesine konu kovuşturma dosyasının aslı veya onaylı suretinin Aydıncık Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ve sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün görüldüğünden bu aşamada tebliğnamenin bu hususa yönelik bozma düşüncesi yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve bu maddede 7242 sayılı Kanun'un yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.