Hizmet tespiti davasında, davalı savunma hakkı kısıtlaması nedeniyle bozulan kararın bozmaya uyularak yeniden kabulü sonrası davalı ve feri müdahil temyiz itirazlarının reddedilip onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalı şirket nezdindeki sigortasız çalışma sürelerinin tespitine ilişkin bir hizmet tespiti davasını ele almaktadır. İlk derece mahkemesinin davayı kabul eden kararı, davalının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, ilk derece mahkemesi tekrar davacının belirli bir dönemdeki sigortasız çalışmasını tespit ederek davayı kabul etmiştir. Davalı ve feri müdahil kurumun, kararın usul ve esas yönünden hatalı olduğu, delillerin yetersiz olduğu ve bilirkişi raporunun eksiklikler içerdiği yönündeki temyiz itirazları, Yargıtay tarafından incelenmiş ve ilk derece mahkemesinin bozmaya uygun kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek, tespit kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/174 E., 2025/14 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Şirket nezdinde 15.01.2014 – 19.08.2014 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAP1.Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu sürelerde sigortalı olarak bildirilmiş çalışmalarının bulunmadığını, eylemli olarak çalışma olgusunun yöntemince araştırılması gerektiğini, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaların Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, salt tanık anlatımlarına dayalı olarak davanın kanıtlanmasına muvafakat etmediklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 01.06.2021 tarih ve 2021/108 - 2021/120 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarih ve 2021/2601- 2023/2133 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "... dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ıslah dilekçesinin de yanlış adrese tebliğe çıkartıldığı, bu şekliyle davalının savunma hakkı kısıtlanmış olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinin doğru adrese tebliğ edilmesi gerektiği, davalı şirketin vekili var ise tebligatların vekile yapılmasının sağlanarak davalı şirketin delilleri sorularak toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yapılan usulsüz tebligatlar karşısında davalı Şirketin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin 14.01.2025 tarih ve 2024/174 - 2025/14 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile davacının 15.01.2014-27.05.2014 tarihleri arasında 134 gün günlük 35,70 TL ücretle davalı nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, deliller tam olarak toplanmadan ve taraflarına cevap hakkı tanınmadan hukuka aykırı şekilde karar verildiğini, tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, iddiaların resmi ve yazılı delillerle kanıtlanamadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve SonuçDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.