Yasal düzenlemeler ve geçiş hükümleri çerçevesinde temyiz süresi yanılgısına rağmen hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın süresinde temyiz başvurusu kabul edilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin sanığı temyiz süresi konusunda hatalı bilgilendirmesi nedeniyle süresinde yapılmış kabul edilen temyiz istemi, bozma üzerine kurulan hükmün esastan incelenmesi sonucunda, toplanan deliller, gerekçe ve hakimin takdiri yerinde bulunarak temyiz nedenleri reddedilmiş ve mahkûmiyet kararının tebliğname görüşüne uygun olarak oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/8366 E.  ,  2025/17362 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/270 E., 2024/862 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtaydan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; sanığın yüzüne karşı verilen 18.10.2024 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 11.11.2024 tarihli temyiz isteminin, süresinde olduğu kabul edilerek;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.