Boşanılan eşle fiilen birlikte yaşandığı iddiasıyla kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması ve yersiz ödeme borcu iptali taleplerinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yüksek Mahkemece onanması.
Özet: Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespitiyle yetim aylığı kesilen ve haksız yere borç çıkarılan davacı, kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davacının lehine karar verirken, istinaf mahkemesi denetmen raporu ve toplanan deliller doğrultusunda fiili birlikteliğin sabit olduğunu değerlendirerek davayı reddetmiştir, temyiz incelemesinde ise Yargıtay, istinaf mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/7514 E.  ,  2025/13679 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1542 E., 2025/143 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/317 E., 2022/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 2017 yılında eski eşi ...'den boşandığını, akabinde Kuruma yetim aylığı bağlanması hususunda başvuru yaptığını ve tarafına 3...5 tahsis numarası ile yetim aylığı bağlandığını, ancak Kurumca davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığının denetmen raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle aylığının kesilerek tarafına 84.845,56 TL borç çıkarıldığını, ancak iddia edildiği şekilde fiilen birlikte yaşama olgusunun gerçeği yansıtmadığını, davacının boşandığı tarihten sonra eski eşi ile bir araya gelmediğini, fiilen birlikte yaşamadığını, davacının eski eşinin Ağustos ayında hastalanması ve bu hastalık neticesinde felç kalması sebebiyle müşterek çocuklarının da ısrarı üzerine ayın bazı günleri eski eşine yardımcı olmak sebebiyle eski eşinin ikamet adresine çocuklarıyla birlikte gittiğini, zaten bu durumun da yetim aylığının kesildikten sonra olduğunu ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına, yapılan kesintilerin iadesine ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; Kurum iş ve işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacının yetim aylığının kesilmesine ve 01.06.2017-18.04.2021 tarihleri arasında davacının almış olduğu aylıkların kendisinden yersiz ödeme nedeni ile geri istenmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile davacının yersiz ödemeden dolayı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının Kurumca kesilen yetim aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına ve davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Kurum denetmeni tarafından beyanı alınan mahalle sakinlerinin ifadeleri, tarafların adres kayıtları, MEDULA kayıtları, 20.05.2020 tarihinde davacının reçete ilaçlarının eski eşi tarafından alınması ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Kurum denetim raporunun aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, Mahkemece dinlenen tanık beyanları ile davacının boşandıktan sonra eski eşiyle fiilen birlikte yaşamadığının sabit olduğunu, davacının eski eşinin Ağustos ayında hastalanması ve bu hastalık neticesinde felç kalması sebebiyle müşterek çocuklarının da ısrarı üzerine ayın bazı günleri eski eşine yardımcı olmak sebebiyle eski eşinin ikamet adresine çocuklarıyla birlikte gittiğini belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanmasına, yapılan kesintilerin iadesine ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.