Yargıtay, yabancı mahkemece verilen uyuşturucu ticareti mahkumiyeti sonrası memnu hakların iadesi talebinin Adli Sicil Kanunu 13/a-1 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerekirken reddedilmesinin kanuna aykırı olduğuna karar verdi.
Özet: Almanyada uyuşturucu ticareti suçundan hükümlü bir sanığın memnu hakların iadesi talebinin, Alman mahkeme kararında Türkiyede geçerli bir hak yoksunluğu bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkemece reddedilmesi üzerine, Yargıtay, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/a maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararıyla verilen mahkumiyetlerin dahi otomatik hak yoksunluklarına yol açabileceğini ve yasaklanmış hakların geri verilmesi için cezanın infazından itibaren üç yıl geçmesi, yeni bir suç işlenmemesi ve iyi hallilik şartlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, talebin bu koşullar dikkate alınmaksızın reddedilmesini kanuna aykırı bulmuş ve yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/31 Değişik işSUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaKARAR: Memnu hakların iadesi talebinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü ...'ün Almanya Uyuşturucu Kanunu'nun 29 1 3 4 31. maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Almanya Paderborn Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.1993 tarihli ve 93/1 KLS 41... -1993/59 E-K sayılı kararı nedeniyle hükümlü müdafiinin memnu hakların iadesine yönelik talebinin, kararda hükümlü hakkında yasaklanmış hak bulunmadığı gerekçesiyle Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin bila tarih ve 2014/31 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A-1 maddesinde, "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir" şeklinde yer alan düzenlemeye göre, 5237 sayılı Kanun ile diğer kanunlardaki bir kısım suçlardan mahkûmiyetin doğal sonucu olarak hak yoksunluğunun meydana geldiği durumlarda, hak yoksunluğuna neden olan suçun infazını müteakip, yasal şartların yerine gelmesi halinde mahkemesince memnu hakların iadesine karar verilmesi gerektiği gibi, belirtilen koşulların bulunmaması durumunda talebin reddine karar verileceği, mahkûmiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa dahi sanık hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, Somut olayda, sanığın yabancı bir mahkeme kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi sonrasında, mahkûmiyetin doğal sonucu olarak yasaklanan haklarının geri verilmesi talebinde bulunan sanığın hukuki durumunun 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda Almanya Paderborn Mahkemesinin kararında sanık hakkında Türkiye'de geçerli bir hak yoksunluğu bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin kanuni düzenlemenin yer aldığı 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A-1 maddesi gereğince sanığın cezasının infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olması, sanığın daha sonra yeni bir suç işlememiş olması ve mahkemesince yapılacak değerlendirme neticesinde sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, talebin reddine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.