Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık hakkında hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek onanması üzerine, sanık müdafiinin müvekkilinin suçu işlemediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiği ve maddi gerçeğe ulaşılamadığı yönündeki temyiz itirazları Yargıtay tarafından değerlendirilmiştir; Yargıtay, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerini reddetmiş ve usul ile yasaya uygun bulduğu Bölge Adliye Mahkemesi kararını nihai olarak onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/18049 E.  ,  2025/20063 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1817 E., 2022/2198 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine dikkat edilmediğine, asılsız ve gerçek olmayan bir ithamla karşı karşıya olunduğuna, ceza hukukunun temel amacı maddi gerçeğe ulaşmak olup, cezalandırma talebiyle ortaya atılan bir delilin, gerçekten o suç bakımından delil sayılıp sayılamayacağının tereddüde yer kalmayacak şekilde netleştirilmesi gerektiğine, kararın bozularak müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olanAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.