Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu ticareti suçunda örgüt faaliyeti dışındaki hukuka aykırı delillerle verilen mahkumiyetin bozulmasına ve beraat gerektiğine karar verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen uyuşturucu madde ticareti suçunda gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme yapılmasının 5271 sayılı CMKnın 139/4 ve 140. maddelerine aykırı olması nedeniyle elde edilen tüm delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararını bozarak beraat etmesi gerektiğine hükmetmiştir.
10. Ceza Dairesi         2020/8512 E.  ,  2025/12959 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/131 E., 2015/12 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkânının
bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve CMK'nın 140. maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapılamayacağı gözetilmeden elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz.
Dosyada mevcut olan 15.10.2013 tarihli tutanağa göre hukuka aykırı olarak alınan görüntü kaydına dayanılarak sanığın kimlik tespitinin yapıldığı, savunmasının da bu görüntüler gösterilmek suretiyle alındığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.