Kamulaştırma bedeli tespiti davasında, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi vasfının eksik keşif ve bilirkişi incelemesi sebebiyle bozulan kararın temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tesciline ilişkin bu davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı ve istinaf incelemesinin ardından Yargıtay, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olup olmadığının tespiti, sulama şekli ve yöredeki münavebe ürünlerinin bilirkişi tarafından doğru şekilde değerlendirilmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur; bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, ancak bu son karar da taraflarca temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/435 Esas, 2025/39 KararKARAR : KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare, davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri nce temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 44... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın oldukça verimli bir toprak yapısına sahip olduğunu, işlek ve gelişime açık bir bölgede yer aldığını, dava konusu taşınmazın tüm bu olumlu özellikleri dikkate alındığında metrekare değerinin tespit edilenin çok üzerinde değerde olduğunun mahallinde yapılacak keşifle sabit olacağını, idare tarafından tespit edilen ve müvekkile teklif edilen metrekare birim fiyatının çok düşük olduğunu belirterek davanın reddini, Mahkeme aksi kanaate ise taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece belirlenen değerin kabul edilmeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi nedeniyle taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini, Mahkeme aksi kanaate ise taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece belirlenen değerin kabul edilmeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlenmesi nedeniyle taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini, Mahkeme aksi kanaate ise taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2022/439 Esas, 2023/214 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2023 tarihli ve 2023/1629 Esas, 2023/2405 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de hükme esas alınan bilirkişi kurulunca taşınmazın sulanma imkânının bulunduğu belirtilerek sulu tarım arazisi olarak kabul edilmek suretiyle değer biçilmesine rağmen nereden ve ne şekilde sulandığının tespit edilmediği, bu nedenle mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı Mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra dava tarihi olan 2022 yılı için İl ve İlçe ... ve ... Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutat olarak ekilen münavebe ürünleri sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir gerekçesiyle bozulmuştur.B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.2025 tarihli ve 2024/435 Esas, 2025/39 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası bilirkişi raporunda taşınmaz bedelinin 209.353,75 TL olarak belirlendiği hâlde, kıymet taktir raporundaki bedele hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranının uygun alınmayarak taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, arta kalan alanda değer kaybı meydana geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalılara ait hisselerin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 44... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare, davalı ... ve davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... ve davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydına,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.