6111 ve 4447 sayılı Kanunlardaki prim teşvikinden geriye dönük yararlanma talebinin genelge ile reddi sonrası açılan iptal davasının konusuz kalmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, Sosyal Güvenlik Kurumunun 6111 ve 4447 sayılı Kanunlar uyarınca geriye dönük prim teşvikinden yararlanma talebini, 2015/10 sayılı Genelgeye dayanarak reddetmesi üzerine açtığı kurum işleminin iptali ve teşvikten yararlanma tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, davalı kurumun istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2023/8777 E.  ,  2025/13647 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3004 E., 2023/527 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/121 E., 2022/143 K.
Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı Kurumun 2 13...01 0... ... sicil sayılı dosyasında işlem gören işveren olduğu, Prim teşvikinin 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen Geçici 10. madde ile yeniden düzenlendiği, davacı şirketin 03.07.2017 tarihli dilekçesi ile prim teşvikinden geriye dönük olarak yararlanmak için başvuruda bulunduğu, şirketin başvurusunun davalı Kurum tarafından 04.07.2017 tarihli yazısı ile 18.03.2015 tarih ve 2015/10 sayılı genelge gerekçe gösterilmek suretiyle genelge tarihi olan 18.03.2015 tarihinden sonra başvurulduğundan bahisle reddedildiği, genelgelerin yasa hükmünde olmadığı, yasanın ilgili Kurum tarafından yorumlanmasından ibaret olduğu, normlar hiyerarşisi gereğince genelgelerin yasanın üstüne çıkması, yasadan önüne geçmesi ve yasadan daha güçlü olmasının mümkün olamayacağı iddiasıyla davacı şirketin başvurusunun işleme alınmamasına dair Kurum işleminin iptali ile davacının 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddesindeki sigorta prim teşvikinden uygulamanın başladığı andan itibaren bugüne kadar yasal sınırlar ve süreler içinde davacı şirketin yararlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na eklenen Geçici 10. madde kapsamında geçmiş dönemlere ait sigorta primlerinin teşvikinden yararlanması gerektiğinin tespitini istediği, Kurumca uygulanan sigorta primi teşviklerine ilişkin gerek 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda, gerekse 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda, 4857 sayılı İş Kanunu'nda, 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkındaki Kanunda ve 5225 sayılı Kültür Yatırımlarını ve Girişimlerini Teşvik Kanunu'nda, 10 farklı sigorta primi teşvik hükmü yer almakta olduğu, her teşvik priminin uygulama alanının, ilgili kanun çerçevesinde çıkarılan maddelerde bulunduğu, mevcut sigorta primi teşvik uygulamalarında, bir sigortalının aynı anda birden fazla sigorta primi teşviki kapsamına girmesi durumunda, işverenlerin bahse konu sigortalıyı tercih edecekleri her hangi bir sigorta primi teşvikinden Kuruma bildirimlerinin mümkün bulunduğu, sigorta primleri teşvikine ilişkin ilgili kanunların uygulama usul ve esasların, bahse konu kanun maddelerinde belirtilen ilgili bakanlık ve kurumlar ile müştereken belirlenmek suretiyle Kurumca yayımlanan genelgelerde açıklandığı, 18.03.2015 tarihinde yayımlanan ... nolu genelgenin 2. maddesinde; “Sigorta primi teşviklerine ilişkin yasal düzenlemelerde yer alan usul ve esasların belirlenmesine ilişkin hükümler dikkate alınarak, ilgili bakanlık ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle konu yeniden değerlendirilmiş olup, bundan böyle aylık prim ve hizmet belgelerini, tercih edilen sigorta primi teşvikine ilişkin kanun numarası seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlanıldıktan sonra, sigorta primi teşvikinin değiştirilmesi yönündeki talepler işleme alınmayacaktır” şeklinde düzenleme getirildiğini, davacının söz konusu iş yeri ile ilgili olarak aylık prim ve hizmet belgelerini sistem üzerinden gönderirken, tercihini 5510 sayılı Kanun'unu tercih ettiğinden, 03.07.2017 tarihinde davacı tarafından kuruma verilen 6111 sayılı Kanun'una tabi, asıl aylık, prim ve hizmet belgelerinin 2015/10 sayılı genelge kapsamında işleme konulmadığı, bu şekilde Kurum tarafından işleme alınmayan dilekçe ile ilgili olarak usule aykırı herhangi bir durumun söz konusu olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın açılmasının Kurumun sebep olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.