Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu ticareti yargılamasında gerekçesiz hüküm kurması ve delilleri yeterince tartışmaması nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat kararlarında, Anayasa ile Ceza Muhakemesi Kanununun öngördüğü gerekçeli karar hakkına aykırı davranıldığını, zira hükmün iddianamenin kopyalanmasından ibaret olduğunu, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin yeterince tartışılmadığını, sabit kabul edilen veya edilmeyen fiillerin açıklanmadığını ve beraat gerekçelerinin yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenmediğini tespit ederek, yerel mahkeme hükümlerini eksik gerekçe nedeniyle diğer hususlar incelenmeksizin bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/193 E., 2016/114 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜMLER : a. Mahkûmiyet (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)b. Beraat (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)2. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. Bozma (sanıklar ... ve ... hakkında)2. Onama (diğer sanıklar hakkında)Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesinin, adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul ettiği gerekçeli karar hakkına ilişkin kararları da dikkate alınarak, Anayasa'nın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230. maddeleri gereğince hükümlerin gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delillere hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiillerinin açıklanarak bunun nitelendirilmesi, hangi sanıkların hangi tarihte kimle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının açıklanması, gerçekleşen somut olgularla bağlantısının gösterilmesinin gerekli olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptıklarından bahisle iddianame düzenlendiği, mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında beraat kararları verildiği, beraat eden sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin sabit olduğundan bahisle Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli kararın incelenmesinde, gerekçenin iddianamenin kopyalanarak yapıştırılması sonucunda oluşturulduğu, sanıkların sabit kabul edilen veya edilmeyen fiillerinin açıklanmadığı ve gerekçelendirilmediği, beraat eden ve aleyhlerine temyiz kanun yoluna başvurulan sanıkların eylemlerinin hangi gerekçelerle sabit görülmediğinin Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenmediği tespit edilmekle, 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartlara uygun düşmeyecek şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulması,Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye sanıklar ... ve ... yönünden değişik gerekçeyle uygun, diğer sanıklar yönünden aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.