Kadastro güncelleme çalışmaları sonrası tapu kaydındaki taşınmaz miktarının eksik çıkması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazminat talebi.
Özet: Kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda, tapuda kayıtlı taşınmaz alanlarının teknolojik yetersizliklerden kaynaklanan ilk ölçüm hataları nedeniyle önemli ölçüde eksilmesi üzerine, taşınmazı satın alan davacının Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi uyarınca uğradığı zararın tazmini için açtığı davanın, davacının tapu kaydına olan güveninin korunması gerektiği gerekçesiyle kabul edilerek hazine tarafından tazminata hükmedilmesi kararı verilmiştir.

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/712 Esas, 2024/436 KararKARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ: Van 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/219 Esas, 2023/157 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 37 parselde (yeni 1 16... parsel) numaralı taşınmazı 13.06.2018 tarihinde 19.680,00 m² olarak satın aldığını, ancak kadastro güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazın satın alınan alandan daha küçük olduğunu fark ettiğini, taşınmazın miktarının 12.886,68 m² olduğunun ortaya çıktığını, buna göre taşınmazın miktarında 6793,32 m² eksilme olduğunu, Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... parselde ( yeni 1 17... parsel) numaralı taşınmazı 13.06.2018 tarihinde 7.680,00 m² olarak satın aldığını, ancak kadastro güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazın satın alınan alandan daha küçük olduğunu fark ettiğini, taşınmazın miktarının 3.998,45 m² olduğu ortaya çıktığını, taşınmazın miktarında 3.681,55 m² eksilme olduğunu belirterek müvekkilinin bu sorumluluktan doğan tüm zararlarının davalı kurumca ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, husumetin Hazineye yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, belirlenen bedelin düzeltme işleminin kesinleşme tarihi olan 29.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olduğunu, Mahkemece karar altına alınan tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, Mahkemece zamanaşımı ve husumet itirazlarının dikkate alınmadan davacı tarafının davasının kabul edildiğini, faiz talebini kabul etmediklerini, tüm talepler yönünden faize, faize başlangıç tarihlerine ve oranlarına itiraz ettiklerini, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı davaya konu taşınmazdaki payı satın aldığında 37 parselin tapudaki alanın 19.680,00 m² olduğunu, ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 12.886,68 m²ye düştüğü, yine davaya konu 142 parselde pay satın aldığında 142 parselin tapudaki alanın 7.680,00 m² olduğu, ancak 3402 sayılı Kanun'un ( 3402 sayılı Kanun ) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazın alanının 3.998,45 m² olarak hesaplandığı, kadastro güncelleme çalışmalarının 29.03.2022 tarihinde kesinleştiği, aldırılan fen bilirkişi raporunda bu farkın oluşmasına sebep olan hatanın tapulama çalışmalarına ait yıllardaki teknolojik imkansızlıklara bağlı olarak sınırlandırma hatası ve planimetre katsayısının yanlış alınmasından kaynaklandığının bildirildiği, bu durum davacıdan kaynaklı bir durum olmayıp, güncelleme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu anlaşılmış olup davacıların taşınmazındaki azalmanın giderilmesi imkanı kalmadığına göre davacının tapu kaydındaki diğer nitelikler gibi ölçüm değerlerine de güvenin korunması zorunlu olup dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı dava konusu taşınmaza emsal olarak Van ili, ... köyü ... parsel sayılı taşınmazın 11.06.2013 tarihinde yapılan satışının alındığı, dava konusu taşınmazların metrekare değerinin 95,84 TL bulunduğu, dava konusu taşınmazlardaki yüzölçümlerindeki eksilme bedelinin dava tarihi itibarıyla belirlendiği, davalı Hazinenin vekâlet ücretine ilişkin istinafında İlk Derece Mahkemesince dava değerine göre nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olduğu, ancak hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken düzeltme işleminin kesinleşme tarihi olan 29.03.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmediğinden davalı Hazine vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyanın incelenmesinden, davacının dava konusu taşınmazları 13.06.2018 tarihinde yapılan satışla edindiği, taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca düzeltme işlemine tabi tutulduğu ve taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığı, yenilemenin 29.03.2022 tarihinde kesinleşerek tescil edildiği, eldeki davanın 21.04.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.