Tapu kaydındaki hatalı metrekare eksikliği nedeniyle uğranılan zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca Hazineden tazmini istemine ilişkin dava.
Özet: Davacıların, kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda tapu kayıtlarındaki taşınmaz alanlarının satın alınan miktardan önemli ölçüde eksik olduğunun ortaya çıkması üzerine, Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan zararlardan devletin kusursuz sorumluluğu ilkesine dayanarak uğradıkları maddi zararın tazmini için Hazine aleyhine açtığı davada, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, davalı Hazinenin istinaf başvurusu ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilerek uyuşmazlık temyiz incelemesine konu olmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/2768 E.  ,  2025/13753 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/689 Esas, 2024/437 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/216 Esas, 2023/250 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın Van ili, ... ilçesi ... Mahallesi 157 parsel (yeni1 17... parsel) ve Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 162 parsel (yeni 1 17... parsel) numaralı taşınmazlar üzerinde müştereken malik olduğunu, müvekkilinin Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 157 parsel (yeni 1 17... parsel) numaralı taşınmazı 12.03.2013 tarihinde 2.720,00 m² olarak satın aldığını, ancak kadastro güncelleme çalışmaları sonrasında taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazın satın alınan alandan daha küçük olduğunu fark ettiklerini, taşınmazın miktarının 1.723,72 m² olduğu ortaya çıktığını, buna göre taşınmazın miktarında 996,28 m² eksilme olduğunu, Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 162 parsel (yeni 1 17... parsel) 21.02.2017 tarihinde 23.620 m² olarak satın aldığını, ancak güncelleme çalışmaları sonrası taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazın satın alınandan daha küçük olduğunu fark ettiğini, taşınmazın miktarının 11.575,00 m² olduğunun ortaya çıktığı, buna göre taşınmazın miktarında 12.045,00 m² eksilme olduğunu, ... Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışması 1 ay süre ile askı ilanına çıkarılıp ve kesinleştiğini, müvekkillerin ekte sunulan tapu senetlerinden de anlaşılacağı üzere 12.03.20 13... .02.2017 tarihlerinde 2 adet taşınmazı, tapu siciline güvenerek önceki miktarları uyarınca satın aldığını ve bu sebeple de mağdur olduklarını bu sebeple müvekkillerin zararının meydana geldiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince tapu sicilinden doğan tüm zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğunu, işbu bu nedenlerle haklı davanın kabulünü, tapu sicilinden kaynaklanan hata nedeniyle müvekkillerin uğramış olduğu zararın müvekkillerin gayrimenkulü satın almış olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, husumetin Hazineye yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, belirlenen bedelin dava tarihi olan 20.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın dava miktarını 932.228,00TL olarak ıslah ettiğini, ancak Mahkeme tarafından 876.921,59 TL tazminata hükmedildiğini, davanın ıslah edilen tutara göre kısmen reddedilmesi lehlerine taraflarına vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemece zamanaşımı ve husumet itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacılar davaya konu taşınmazlardaki payı satın aldığında 157 parselin tapudaki alanın 2.720,00 m², 162 parselin tapudaki alanının 23.620,00 m² iken 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonrasında 157 parsel sayılı taşınmazın alanının 1.723,72 m², 162 parsel sayılı taşınmazın alanının 11.575,00 m² olarak hesaplandığı, kadastro güncelleme çalışmalarının 29.03.2022 tarihinde kesinleştiği, aldırılan fen bilirkişi raporunda bu farkın oluşmasına sebep olan hatanın tapulama çalışmalarına ait yıllardaki teknolojik imkansızlıklara bağlı olarak planimetre katsayısının yanlış alınmasından kaynaklandığının bildirildiği, bu durumun ise davacıdan kaynaklı bir durum olmayıp, güncelleme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu anlaşılmış, davacıların taşınmazlarındaki azalmanın giderilmesi imkanı kalmadığına göre davacının tapu kaydındaki diğer nitelikler gibi ölçüm değerlerine de güvenin korunması zorunlu olup dosya kapsamına göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazdaki yüzölçümlerinde meydana gelen azalma bedeli dava tarihi itibarıyla belirlenerek hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve İlk Derece Mahkemesince dava değerine göre nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru olduğu belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olduğunu, Mahkemece karar altına alınan tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, Mahkemece zamanaşımı ve husumet itirazlarının dikkate alınmadan davacı tarafının davasının kabul edildiğini, değerlendirme tarihinin kadastro çalışmalarının kesinleşme tarihi olması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti tespitinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanın incelenmesinden, davacının dava konusu Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazı 12.03.2013; 162 parsel sayılı taşınmazı 21.02.2017 tarihlerinde yapılan satışlarla edindiği, 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca düzeltme işlemine tabi tutulduğu ve taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığı, yenilemenin 29.03.2022 tarihinde kesinleşerek tescil edildiği, eldeki davanın 20.04.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.