İş kazası sonucu talep edilen maddi ve manevi tazminat davasında, temyiz itirazlarının kesinlik sınırı ve hukuki uygunluk gerekçesiyle reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, işveren aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince davalı işverene %55 kusur yüklenerek davacının kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat talepleri bölge adliye mahkemesince onanmıştır. Davacının, iş kazasındaki kusur oranına itirazla maddi ve manevi tazminat miktarlarının artırılması yönündeki temyiz başvurusu, manevi tazminatın temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle miktardan, maddi tazminat istemi ise esastan reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2276 E., 2025/250 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. İş MahkemesiSAYISI : 2018/259 E., 2023/315 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 18.05.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur .II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelişinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu iş kazasının meydana gelişinde davalı işveren ... şirketinin %55 ,işveren ...’un %5, iş güvenliği uzmanı ...’in %5, vardiya amiri ...’in %5 ve davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 18.05.2017 tarihinde iş kazasına maruz kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının yüzde 28 olarak tespit edildiği, maddi tazminat yönünden aktüerya bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya itibar edildiği, kusur oranları, olaydan duyulan üzüntü elem dikkate alınarak davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye de yer vermeyecek olmak üzere manevi tazminat miktarı takdir edilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle "davanın kısmen kabulü ile, 663.091,59 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacıya kusur raporunda % 30 oranında kusur atfedildiğini, ancak davacının yaşanan iş kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, Mahkemece maddi tazminat tutarına eksik ve hatalı hükmedildiğini, davacının iki defa ameliyat olup uzun süre tedavi gördüğünü, iş kazasının müvekkili açısından manevi anlamda telafisi imkansız zararlar doğurduğunu, ruh sağlığının olumsuz etkilendiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik ve hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.B) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.