Prim borcu nedeniyle SGK tarafından haczedilen taşınmazın haline münasip ev iddiasıyla satışının durdurulması davasında istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı, prim borcu nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından haczedilen dubleks mesken vasıflı gayrimenkulünün "haline münasip ev" olduğu iddiasıyla haczin kaldırılmasını ve satışın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi davayı kısmen kabul ederek kararı kaldırmıştır. Davalı kurumun bu kısmi kabule ilişkin temyiz itirazı üzerine Yüksek Mahkeme, uyuşmazlığın haline münasip ev (meskeniyet) iddiası ve satış işlemlerinin durdurulması istemine ilişkin olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bulup onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/7338 E.  ,  2025/13410 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/231 E., 2025/294 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/41 E., 2022/24 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı SGK'ya olan prim borcu nedeni ile maliki olduğu, Bursa ili, ... ilçesi, ...Mah. 45... parsel 12 No.lu bağımsız bölümde bulunan dubleks mesken vasıflı gayrimenkulüne SGK tarafından 2019/43 sayılı dosya üzerinden haciz işlemi uygulandığını, davacının haciz işleminden satış ilan ve satış şartnamesi sonucunda 27.09.2019 tarihinde haberdar olduğunu, 2. gönderilen satış ilanı uyarınca 04.11.2019 tarihinde söz konusu taşınmazın satışı ile ilgili olarak Kurum tarafından ihale gerçekleştirildiğini, taşınmazın haczinin 6183 sayılı Kanun'un emredici hükmüne göre kabil olmadığını, haczin kaldırılmasını ve satış işleminin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya gönderilen tapu kaydına göre, davaya konu taşınmaz dubleks niteliğinde mesken olup meskeniyet iddiasına konu edilebilir nitelikte bir taşınmaz niteliğinde olmadığını, davalıya ait başka taşınmazların olup olmadığının da araştırılmasının talep edildiğini, satış tarihine kadar meskeniyet iddiasında bulunulmayan bir taşınmaz bakımından, satış tarihinden kısa bir süre önce ileri sürülen meskeniyet iddiası nedeniyle davacı Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, zira davanın açılmasına hiçbir şekilde davalı Kurum tarafından sebebiyet verilmediğini beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazının haline münasip ev olmadığına dair kanaat getirilmesine rağmen, bir üst paragrafta açıkladığı üzere davacıya haline münasip bir ev alacak kadar satış sonucunda para iadesine dair hüküm bölümünün hukuka uygun olmadığını, haline münasip ev iddiasının kanıtlanamadığı olgusu sabit olduğu halde, Mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesine dair hüküm kurularak bununla yetinilmesi gerekirken, satış hususunda haline münasip evin bedelinin borçlu davacıya iadesine dair hüküm bölümü çelişkili olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın hale münasip ev (meskeniyet) iddiası ile satış işlemlerinin durdurulması, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.