Yargıtay 2. Ceza Dairesi hırsızlık davasında bozma sonrası kazanılmış hak, tekerrür ve usul hatalarının düzeltilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini inceleyen yüksek mahkeme, sanıkların önceki bozma ilamından doğan kazanılmış hakları uyarınca hapis cezalarının infazında ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yapılan hataları, ayrıca aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle lehe hüküm kurulma olanağı olmayan sanık hakkındaki davanın reddi kararını usul ve yasaya aykırı bularak, bu hataları kanuni düzenleme kapsamında düzelterek kısmen onama kararı vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2024/13 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, davanın reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1. Dairemizin 22.10.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanıklar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilen 03.09.2015 tarihli kararda sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d ve 62. maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıklar lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun’un 142/1-b, 143/1. ve 62. maddeleri gereğince hükmedilen 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezalarının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazı yerine, sanıkların sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,2. Sanıklar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilen 03.09.2015 tarihli kararın Dairemizin 22.10.2020 tarihli ilâmı ile bozulması üzerine, bahse konu sanıklarla birlikte hakkında lehine hüküm kurulması ve sirayet olanağı bulunan sanık ...'ın diğer sanıklar hakkındaki yargılamaya dahil edildiği, ancak bozma sonrası kurulan yeni hükümlerin lehe olmadığının anlaşılması üzerine, mahkemece hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi,3. Sanık ...'ın adlî sicil kaydına göre Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2007/158 Esas, 2008/5 Karar sayılı ilâmında yer alan uyuşturucu madde ticareti suçundan verilip 10.06.2013 tarihinde kesinleşen 4 yıl 2 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerekirken, Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve 2008/604 Esas, 2010/22 Karar sayılı ilâmına konu 6.000,00 TL adlî para cezasının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar .. ve ... müdafileri, sanıklar ... ile ...... .... temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "..., ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 1 43... . maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek, sanıklar hakkında hükmolunan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezalarının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına, sanık ... hakkında Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2007/158 Esas, 2008/5 Karar sayılı ilâmında yer alan uyuşturucu madde ticareti suçundan verilip 10.06.2013 tarihinde kesinleşen 4 yıl 2 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve 2008/604 Esas, 2010/22 Karar sayılı ilamına konu 6.000,00 TL adlî para cezası esas alınarak belirlenmesine, ayrıca hüküm kısmının 2 numaralı bendi altındaki "Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle önceden verilmiş bir kesinleşmiş hüküm bulunduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca açılan kamu davasının REDDİNE" dair kısmın çıkarılarak bunun yerine "önceki hükmü temyiz etmeyen sanık ... hakkında sirayet sonucu lehe hüküm kurma olanağı bulunmadığından HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA” karar verilmek suretiyle sair yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.