Hukuk müşavirinin kapsam dışı kadroya atanmasının 4/a mı 4/c mi olduğu, geçmiş hizmetlerinin korunması ve yönetim kurulu kararları eksenindeki sosyal güvenlik statüsü ihtilafında temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacının Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünde açıktan atama ile başladığı kapsam dışı hukuk müşaviri pozisyonunda sosyal güvenlik statüsünün 4/1-c yerine önceki 4/1-a olarak tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla açılmış; ilk derece mahkemesinin başlangıçta 08.07.2015 tarihinden itibaren 4/a statüsü kabul eden kararının Yargıtay tarafından işe başlama tarihi olan 30.04.2015ten itibaren 4/a olması gerektiği yönünde bozulması üzerine, mahkeme bozmaya uyarak davacının 30.04.2015 tarihinden itibaren 4/a sigortalısı sayılmasına karar vermiş ve bu karar davalı kurum vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/333 E., 2025/477 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili, davacının daha öncesinde 4/a kapsamında çalıştığını, 30.0.2015 tarihinde davalı Kurumda hukuk müşaviri olarak 4/c kapsamında çalışmaya başladığını, davalı Kuruma açıktan atanmasının söz konusu olmadığını, 30.04.2015 tarihinden önceki statüsünün korunması gerektiğini, bu durumun emeklilik süresini uzattığını, bu nedenlerle yasal dayanağı olmayan 4/1-c statüsü ile ilişkilendirilmesinin iptali ile geçmiş hizmetlerinin 4/1-a statüsüne dönüştürülmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili, davacının statüsünün kapsam dışı kadroya açıktan atanma şeklinde olduğu, diğer davalı ... Ana Statüsünün 25/3. maddesi ile aksi yönde açılan davaların aleyhe sonuçlanarak Danıştay 11. Dairesi tarafından onanması sonucunda konunun Yönetim Kuruluna sunulduğu, Yönetim Kurulunun 20.09.2001 tarihli ve 909 sayılı kararı ile Kurumun teşebbüs haline dönüştürülmesinden sonra açıktan atanan ve kapsam dışı statüde görev yapan personelin 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanun'un mülga 12. maddesi hükümlerine göre statülerinin 4/1-c olarak belirlendiği, KYEG Ana Statüsünün 25. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının kaldırılmış olmasının Emekli Sandığı Yönetim Kurulu kararını ortadan kaldırmadığı, davacının Emekli Sandığı statüsü ile ilişkilendirilmesinin yerinde olduğu belirtilerek haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... vekili, müvekkil Kurumun 233 sayılı KHK göre kurulmuş KİK olduğu, personel statüsünün KEGM Ana Statüsünün 25. maddesi ile belirlendiği, kapsam dışı kadroya açıktan atananların statüsünün Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmesinin yerinde olduğu, davacının açılan sınavda kapsamında 30.04.2015 tarihinde açıktan atama suretiyle hukuk müşaviri olarak göreve başladığı, davacının emsal olarak dosyaya sunduğu davalara konu edilen personelin devir neticesinde Kurumda göreve başlamış olması nedeni ile önceki statülerinin korunduğu, davacının ise açıktan atanmış olması nedeni ile önceki statüsü ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün Yönetim Kurulunun 20.09.2001 tarih ve 909 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile müvekkil kuruluşun tabi olduğu 4/1-c maddesi kapsamına alınmış olduğu belirtilerek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/205 E., 2020/442K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Müdürlüğünde 08.07.2015 tarihinden itibaren olan çalışmalarının 4/1-a statüsünden tescil edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarih ve 2020/2204 E., 2022/2121 K. sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacının gerek T. Gemicilik İşletmeleri A. Şirketinde ve gerekse takip eden davalı işyerinde kapsam dışı, ancak iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı, davacının işe alındığı 30.04.2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında sigortalılığının kabulünün gerektiği, Mahkemece davacının 30.04.2015 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığının kabulü gerekirken, Yönetim Kurulu kararının yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak 08.07.2015 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığının kabulünün isabetsiz olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ... Müdürlüğünde 30.04.2015 tarihinden itibaren olan çalışmalarının 4/1-a statüsünden tescil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili, verilen kısmen kabul kararının yerinde olmadığını hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Ana Statünün 25. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olmasının yönetim kurulu kararının uygulanmasını ortadan kaldırmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c bendi kapsamında kurulan ilgilerinin devam etmesi gerektiğini, bu görevden ayrılmadıkları sürece ilgilerinin iptal edilerek 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi uyarınca sigortalı sayılabilmelerine imkan bulunmadığını, kanunla ilgililerin kendi istekleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a - 4/1 -b kapsamına alınmalarına ilişkin düzenleme olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı Kurum vekili, KEGM personelinin Ana Statüsünün 25. maddesinin üçüncü fıkrası gereği kurulmamış olup Kurumun Yönetim Kurulunun 20.09.20 01... sayılı kararı ile kurulmuş olduğundan 25. maddenin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olmasının Yönetim Kurulu kararının uygulamasını ortadan kaldırmadığını, rapora itibar edildiğinde 30.05.2015-07.07.2015 tarihleri arasında 4/1-c kapsamında olduğu kabul edilen ilgilinin bu tarihten sonra kendi isteği ile 4/1-a kapsamına geçiş talebinin 5510 sayılı Kanun'un 5434 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümleri başlıklı geçici 4. maddesine göre mümkün olamayacağını, raporun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.