Hizmet süresinin yasal şartların altında kalması üzerine yersiz ödenen emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemi.
Özet: Sosyal güvenlik kurumu, emeklilik için gerekli olan 25 yıllık hizmet süresini tamamlamadığı sonradan anlaşılan davalıya yersiz olarak bağladığı emekli aylıkları ve ikramiyelerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine karşı davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının hizmet süresinin yetersizliği nedeniyle yapılan ödemelerin haksız olduğuna hükmederek kurumun talebini kabul etmiş ve icra takibinin devamına karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8672 E.  ,  2025/13390 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/214 E., 2025/488 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/528 E., 2023/500 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı Kurumdan aylık almakta olan davalının Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığı Kurum kayıtlarına geçen 05.01.2021 tarihli dilekçesi ile emekliliğe sevk edildiğini, 01.02.2021 tarihinden itibaren 26... ay 18 gün hizmete karşılık 1. derece 4. kademe intibakı ve +2200 ek gösterge üzerinden 10.02.2021 tarihli ve 12788 sayılı işlem ile 3.515,16-TL emekli aylığı bağlandığını, ilgili daire ile ... Rize İl Müdürlüğü arasında yapılan yazışmalarda davalının 4/1-a hizmetinin 5 yıl 17 gün olduğu anlaşılmasıyla toplam hizmeti 25 yılın altında kaldığından 10.02.2021 tarih ve 12788 sayılı işlemin iptali, 01.02.2021 tarihinden itibaren yersiz ödenen emekli aylıklarının iadesi için davalıya bildirim yapıldığını, davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bu nedenle yapılan ödemenin borç kaydının davacı Kurumca yapıldığını, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükmüne göre tahsil edilebilmesi için Rize İcra Müdürlüğünün 2021/6890 Esas sayılı dosyası ile 03.12.2021 tarihi itibari ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz neticesinde davalı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini belirtilerek davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının, Rize İcra Müdürlüğünün 2021/6890 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile borç miktarı olan 32.372,93 TL üzerinden icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme konusu dosyada; davalıya 05.01.2021 tarihli tahsis talep dilekçesine istinaden 01.02.2021 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamındaki 19... ay hizmeti, 3 ay fiili hizmet süresi zammı ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında 6 yıl 3 ay 18 gün hizmeti olmak üzere toplam 26... ay 18 gün birleştirilmiş hizmetleri üzerinden 2829 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlandığı, aylık bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki hizmetlerinin yeniden değerlendirilmesi sonucu davalının 5 yıl 1 ay 1 gün 4/1-a hizmeti olmak üzere 24... ay 17 gün hizmeti olduğu ve aylık bağlanmasına teşkil eden 25 yıllık sürenin altında hizmet süresi tespit edildiğinden davalıya ödenen emekli aylığı kesilerek ödenen aylıkların ve bayram ikramiyelerinin borç kaydı oluşturularak genel hükümlere göre davacı Kurum tarafından icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinde, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun'la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun'da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5 ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı almakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanun'un 32., 34. ve 37. maddelerindeki şartları haiz oldukları müddetçe devam edilir.
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
İş mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. Somut davada; davacının 14.03.1990-31.10.2008 tarihleri arasında 4/1-c kapsamında sigortalı olması, davacıya 01.02.2021 tarihinden itibaren 4/1-c kapsamında aylık bağlandığı gözetildiğinde dava konusu işlem ve olayların meydana geldiği tarih itibariyle uyuşmazlık yürürlükte bulunan 5434 sayılı Kanun’dan kaynaklanmakta olup, görev alanına girmediğinden İş Mahkemelerinde çözümlenmesi mümkün değildir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu, buna göre davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair karar verilmesi gereği nazara alınmaksızın, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.