Dönem bordrosu eksikliği nedeniyle reddedilen 02.01.1990 tarihli sigorta başlangıcı ve yaşlılık aylığı talebinin, işe giriş bildirgesi esas alınarak yargı kararıyla kabulü ve kurum işleminin iptali.
Özet: Davacının 02.01.1990 tarihindeki bir günlük sigortalı çalışmasının tespiti ve bu çalışma başlangıcı esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açtığı dava neticesinde, davacının söz konusu tarihte sigortalı olarak çalıştığı ve yaşlılık aylığına hak kazandığı ilk derece mahkemesince tespit edilmiş; Sosyal Güvenlik Kurumunun bu karara karşı yaptığı istinaf ve temyiz başvuruları, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından esastan reddedilerek, davacının bir günlük sigortalılık başlangıcının tespiti ve aylık talebi yönündeki mahkeme kararı onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/8831 E.  ,  2025/13386 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/80 E., 2025/496 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/115 E., 2023/391 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, 02.01.1990 tarihinde ...'e ait iş yerinde çalışmaya başladığını, çalışmalarını zaman zaman aralıklarla sürdürdüğünü, yaşlılık aylığı için hizmet birleştirme talebinde bulunduğunu fakat 02.01.1990 tarihindeki sigortalılığı ile ilgili dönem bordrosunun sunulmadığı gerekçesi ile davalı Kurum tarafından talebinin kabul edilmediğini beyanla davacının 02.01.1990 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak 1 gün sigortalı çalıştığının tespiti ile 01.04.2021 tarihli yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptaline ve 01.05.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması, bu aylıkların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yetki itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacı adına 02.01.1990 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğini fakat dönem bordrosunda isminin bulunmadığını, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli prim gün sayısı ve yaş şartını taşımaması nedeni ile talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı işyerinde 02.01.1990 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden 1(bir) gün süre ile çalıştığının ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 02/01/1990 tarihi olduğunun tespitine, davacının 01/05/2021 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanunun geçici 81/B-ı maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının, 5510 sayılı Kanunun 42. maddesi gereğince 01/08/2021 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarında davacı adına 02.01.1990 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğini fakat dönem bordrosunda herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığını, davacının tahsis talep tarihi itibari ile gerekli prim ödeme gün sayısını ve yaş şartlarını taşımadığı gerekçesi ile talebinin reddedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve aylığa hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.