Yolsuz tescil veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle tapu iptali ve tazminat davasında 7531 sayılı Kanunun temyiz kesinlik sınırına etkisi.
Özet: Yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescili mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin tapu iptal ve tescil talebini feragat, bir kısım davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedip tazminat talebini kabul etmesi, bu kararın istinaf üzerine bölge adliye mahkemesince önce kaldırılıp dosyanın iadesi, ardından yeniden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, 7531 sayılı Kanunun ek-1 inci maddesi uyarınca ilk karar tarihi esas alınarak belirlenen parasal kesinlik sınırının altında kalan davacıların temyiz dilekçelerinin reddine, sınırı aşan diğer davacıların temyiz taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/882 Esas, 2024/2504 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/467 Esas, 2024/89 KararTaraflar arasındaki yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescili mümkün olmadığı taktirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil talebi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil talebi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,07.11.2024 tarihinde kabul edilerek 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7531 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun EK-1 inci maddesine eklenen üçüncü fıkrası “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki düzenleme ve 7531 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesinin 6 ıncı bendinde yer alan yürürlük tarihine ilişkin “Bu Kanunla 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır. Üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme ise bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden verilen kararlar hakkında uygulanır.” şeklindeki özel düzenleme uyarınca davacılar ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın paylarına düşen bedeller ilk karar tarihi 14.05.2019 tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar dışındaki davacılar temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir.Bu nedenle davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacılar ve davalı ... vekillerinin davacılar ... mirasçılarından ...; ... mirasçılarından ..., ..., ...; ... ..., ..., ...; ... mirasçısı ... payları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin murisleri Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17 94... parselde kayıtlı taşınmazda dörtte birer pay sahibi iken bu payların Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/250 Esas, 1981/366 Karar sayılı dosya kapsamında açılan dava ile davalı ... adına tescil edildiğini, daha sonra taşınmazın ... Belediye Başkanlığına devredildiğini, dava konusu ifraz ve imar uygulaması neticesinde Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 44... parsel, 17 31... parsel, 17 37... parsel, 17 47... parsel oluştuğunu, dava konusu taşınmazın toplam yüzölçümünün 6384 m²lik olup, 1290,80 m²lik kısmının 8 44... parsel sayılı parselde, 4191,40 m²lik lik kısmının 17 31... parsel ile 17 37... parselde, 901,80 m²lik kısmının ise 17 47... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldığını, taşınmazın tesciline dayanak Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981/2 50... /366 Karar sayılı dosyasının Yargıtayca bozulduğunu, Yargıtay bozma ilâmı sonrası dosyanın Mahkemenin 2014/805 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığını ve yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın davalılar adına tescilinin dayanaksız kaldığını, usulsüz olarak davalılar adına tescil edilen dava konusu taşınmazın 3/4 payının tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde ise taşınmaz payının dava tarihindeki rayiç değerinin tespiti ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesini sağlamak amacıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın 3/4 payının tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde taşınmazın 3/4 payının dava tarihindeki değerinin tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesini, bu miktara temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Belediye adına usulüne uygun tescilinin yapıldığını, davaların hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptal ve tescil talebi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu kayıtları ile de sabit olduğu üzere, dava konusu taşınmazın davalı ... Belediyesi tarafından adına tescili sağlandıktan sonra davalı ... Belediyesine devredildiğini; kamulaştırma işlemlerinin davalı ... tarafından yapıldığından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerekirken, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddedilmesi hatalı olduğunu, her iki davalının da tazminattan sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz için takdir edilen bedel taşınmazın gerçek değeri olmayıp, müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlal edecek derece düşük olduğunu belirterek ile istinaf yoluna başvurmuştur.2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılması ile ilgili olarak müvekkil belediyenin herhangi bir sorumluluğu bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini ,davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinde yargılama devam ederken davacılar vekili tarafından asıl ve birleşen dava yönünden tapu iptal ve tescil istemlerinden feragat ettiğine dair 07.05.2019 tarihli dilekçeyi sunduğu anlaşılmakla, asıl ve birleştirilen davalar yönünden davacı tarafın tapu iptal ve tescil talebi yönünden feragat nedeni ile red kararı verilmesinde, uygun şekilde tamamlanmış bir kamulaştırma işlemi olmadan davaya konu taşınmaza el atan sorumlu idarenin davalı ... Başkanlığının olduğu tespit edildiğinden davanın davalı ... yönünden kabulüne ve tüm dosya kapsamı ile davaya konu taşınmaza fiilen el atmadığı tespit edilen davalı ... yönünden husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek dava konusu taşınmaza 1983 tarihinden sona el atılması nedeniyle dava tarihindeki niteliğinin belediye başkanlığına ait yazı cevabına uygun olarak imar planı içerisinde olmasından dolayı hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde kabul edilerek, taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak değer biçilmesinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından dayanağını alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince nisbi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir 2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki ; dava konusu taşınmaza 1983 sonrası el atıldığı bu nedenle dava tarihindeki niteliği gözetilerek değer biçilmesi gerekirken el atma tarihindeki niteliğine göre kadastral parsel kabul edilerek değer biçilmesi doğru olmadığı gibi emsal olarak alınan taşınmazın 2009 tarihli eski tarihli satış olması nedeniyle bu satışın emsal alınması doğru olmadığından hükme esas alınan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davacılar ve Davalı ... Vekillerinin Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Paylarına İlişkin Temyizleri Yönünden;Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davacılar ve Davalı ... Vekillerinin Davacılar ... mirasçılarından ...; ... mirasçılarından ..., ..., ...; ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ..., ...; ... mirasçılarından ..., ..., ... , ..., ..., ...; ... mirasçısı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar ve davalı ... vekllerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacılar ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.