Onuncu Hukuk Dairesinin, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının ölümü ile kaza arasındaki illiyet bağı ve işverenlik sıfatlarının eksik araştırılması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozma kararı.
Özet: Müteveffanın iş kazası sonucu yaralanıp ameliyat geçirdikten yaklaşık iki ay sonra vefat etmesi üzerine, eşi tarafından ölümün iş kazasından kaynaklandığının tespiti ve ölüm geliri bağlanması talebiyle açılan davada; davacı vefatın travma ve cerrahi sonrası komplikasyonlara bağlı olduğunu iddia ederken, davalılar doğal ölüm veya sorumluluklarının bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ölümü iş kazası sonucu kabul etse de, üst mahkeme, eksik araştırma ve özellikle iş kazası ile ölüm arasındaki illiyet bağının yeterince incelenmediği gerekçesiyle kararı bozarak, tarafların hukuki sıfatları ve nedensellik bağının yeniden değerlendirilmesi yönünde hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/11271 E.  ,  2025/15401 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2023/434 E., 2025/55 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle, ... eşinin olaydan yaklaşık 2 ay önce daimi ikametgahları ...'dan ayrılarak çalışmak amacıyla ...'ya gittiğini ve davalılardan taşeron işveren .... Ltd. Şti.'nin ... ...-Konya Hızlı Tren Projesinde şantiye iş yerinde işe başladığını, çalıştığı süre içinde şirket şantiyesinde ikamet ettiğini, iş karşılığında ikalet ve beslenme giderlerinin taşeron şirkete ait olduğunu, aylık ücretinin yasal kesintiler hariç 1.500 TL olduğunu, müteveffanın iş esnasında 17.03.2011 tarihinde vinç üzerinde iş gereği monte edilen kataner direke bağlı halatı kullanmakta iken halatın çözülmesi ve işi görülen direğin devrilmesi neticesinde bulunduğu vinçten aşağıdaki inşaat atıklı toprak zemine düştüğünü ve yaralandığını, kaldırıldığı ... Devlet Hastanesinde acil müdahalesinde bedeni hasarlar haricinde bir bacağında kırık olduğunun bildirildiğini, taşeron işverenin ısrarla ...'dan özel bir hastane ayarlamalarını talep ettiğini ve talebi üzerine ... ... Hastanesine ambulansla sevk edildiğini, buradaki cerrahi operasyon geçirdiğini ve 2 ay istirahatli kılınarak taburcu edildiğini, 07.04.2011 tarihinde fenalaştığını ve hayatını kaybettiğini, her ne kadar ölüm sebebi doğal ölüm olarak kaydedilmiş ise de ölüm sebebinin aslında cerrahi müdahale sonrası ciddi travmadan kaynaklı olduğunu beyanla sonuç olarak ... eşinin 07.04.2011 tarihindeki ölümünün 17.03.2011 tarihindeki iş kazasından doğduğunun tespitini, bağlanacak gelire esas olmak üzere çalışma süresi içinde aldığı aylık ücretlerinin tespit edilmesini, ayrıca iş kazası ölüm geliri bağlanmasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müteveffanın ölüm sebebinin kalbi besleyen kororfer atardamarlardan birinin ya da birden fazlasının pıhtıyla tıkanması sonucunda kalbin pompalama işlevinin durması sonucunda olduğunu, ölüm nedeninin kesin ve açık seçik olarak belirtilmişken usulsüz olduğu belirtilip görevli hekimin ve kurumlarının töhmet altında bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla usul ve esas bakımından mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren olmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, ancak aksi kanaatle davanın kabulü yoluna gidilirse rücu ilişkisi gündeme geleceğinden davanın müteahhit firma ve onun yaptırmış olduğu işveren sorumluluk sigortasının yapan firmaya ihbar edilmesini beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... Özel ... Hastanesi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın 18.03.2011 tarihinde müvekkili hastaneye başvurduğunu, yapılan tetkikler sonucu çeşitli riskleri bulunan cerrahi müdahale gerekli görülmüş ve gerekli bilgilendirmeler hasta ve yakınlarına yapılmış alınan karar neticesinde cerrahi müdahale yapıldığını, müteveffanın 2 ay hastane gözetiminde tutulmasının ardından 28.03.2011 tarihinde taburcu edildiğini, merhum yakınlarınca otopsi yapılmasına izin verilmediği için hastanın asıl ölüm nedeninin tam netlik kazanmadığını beyanla davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 24.11.2020 tarih ve 2018/118 E. 2020/236 K. sayılı karar ile davanın ... ... Hastanesi ve ... ... İl Sağlık Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ... ...'in 17.03.2011 tarihinde meydana gelen ölümünün 17.03.2011 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu meydana geldiğinin tespitine, hak sahibi davacıya ölüm geliri bağlanmasına, bağlanacak gelire esas kazancın Kuruma bildirilen kadar olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dava dosyası incelendiğinde verilen hükmün eksik araştırmaya dayandığı ve kurulan hükümde vefat tarihinin yanlış bir değerlendirme ile iş kazasıyla aynı tarih olarak belirlendiği görülmektedir. Bu sebeple öncelikle davanın ve dava dışı tarafların, olaydaki sıfatları ile aralarındaki ilişki araştırılarak, işverenlik sıfatları gerekçeleriyle birlikte ortaya konulmalıdır. Bu safha geçildikten sonra ise iş kazası ile sigortalının vefatı arasındaki illiyet bağı irdelenerek davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir. Bu nedenle öncelikle davaya konu olayla ilgili ceza dosyası celp edilmeli, bu dosyadaki Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm tedavi evrakları getirtilmeli, anılan dosyadaki rapor ile Kurum sağlık kurullarınca düzenlenen raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeli ve yukarıda belirtilen esasların irdelenip gerekçelendirildiği uzman kişilerce hazırlanmış bir bilirkişi raporu alınarak, davaya konu talep hakkında bir hüküm tesis edilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece ATK ihtisas kurulundan müteveffanın 17.03.2011 tarihinde geçirdiği kaza ile iyileşme süreci devam ederken 07.04.2011 tarihinde meydana gelen ölüm olayı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı sorulmuş, Mahkemeye gönderilen 12.06.2024 tarihli ATK raporunda söz konusu ölüm olayı ile geçirilen kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun kabulü yönünde görüş bildirildiği, dosyada alınan raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmadığı anlaşılmakla müteveffanın 17.03.2011 tarihli kaza ile 07.04.2011 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu gerekçesiyle davanın ..., ... ... Hastanesi ve ... ... İl Sağlık Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davacının davasının ... ve İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi yönünden kabulüne, ... ...'in 17.03.2011 tarihinde meydana gelen ölümünün 17.03.2011 tarihinde işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu meydana geldiğinin tespitine, hak sahibi davacıya ölüm geliri bağlanmasına, bağlanacak gelire esas kazancın kuruma bildirilen kadar olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ATK raporu ve kanun maddesi irdelendiğinde gerçekleşen kazanın iş kazası olduğunun izahtan vareste olduğunu, asıl işveren- alt işveren ilişkisini yeterince irdelemeden bu ilişkinin mevcut olmadığının kabulü ile ..., ... ... Hastanesi ve ... ... İl Sağlık Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, ... ile diğer davalı ... ile imzalanan sözleşmenin içeriği irdelendiğinde asıl işveren - alt işveren ilişkisi mevcut olup şu halde müteselsil sorumlulukları bulunduğunu ileri sürerek, temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA,
2.Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
3.Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.