Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda zincirleme suç hükümlerinin eksik uygulanması ve tanık beyanına ilişkin eksik araştırma nedeniyle mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûm edilen sanık hakkındaki istinaf kararını inceleyerek, bir uyuşturucu temini olayında zincirleme suç hükümlerinin (TCK 43/1) uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayin edildiğini ve diğer bir uyuşturucu temini iddiasında tanık beyanının usulüne uygun alınmaması ile eksik araştırma yapıldığını tespit etmiş; bu hukuka aykırılıklar nedeniyle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemlerini yerinde görerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına ve davanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/1868 E., 2025/1170 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi 2. Sanık müdafiiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,İlişkindir.B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 04.08.2024 tarihinde tanık ...'tan net 0,1 gr metamfetaminin ele geçirildiği olayda; sanık ile tanık arasındaki görüşmelerin buluşmaya yönelik olması, tanığın sanığın ikametine girmesi, sanık ile tanık arasında suça konu maddenin alışverişine dair görgüye dayalı bir tespitin bulunmaması, tanığın aşamalarda olay günü ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmesi, sanığın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmış ise de;1. 05.08.2024 tarihinde yapılan fiziki takipte sanığın, tanıklar ... ve ...'in içinde bulunduğu arabaya bindiği ve yaklaşık 2 dakika sonra indiği, akabinde tanıkların aracının takip edilerek tanıklar araçtan indikten sonra durdurulduklarında tanık ...'ın alüminyum folyoya sarılı net 0,76 gr metamfetamini yere attığı olayda; tanık ...'ın müdafii huzurunda verdiği beyanlar ve fotoğraflı teşhis tutanağı ile sanık ve diğer tanık ...'in aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tanık ...'ın yere attığı suça konu uyuşturucu maddenin sanık tarafından verildiğinin sabit olduğu gözetildiğinde; sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayin edilmesi,2. 04.08.2024 tarihinde sanık ile tanık ... arasında telefon görüşmelerinin olduğu ve sanık ile tanığın buluşacağının anlaşılması üzerine yapılan fiziki takipte tanık ...'un sanığın ikametine girdiği, yaklaşık 5 dakika sonra ikametinden çıktığı ve aracına bindiği, yapılan takip sonrası durdurulan araçta sürücü tanık ..., ön yolcu koltuğunda eşi ...'ın görüldüğü ve tanık ...'dan 3 parça halinde net 0,4 gr metamfetaminin ele geçirildiği olayda; dosya kapsamındaki iletişim tespit tutanakları, sanık ve tanık ...'un aşamalardaki ifadeleri, tanık ...'ın kolluk beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tanık ...'ın usulüne uygun olarak çağrılarak beyanının alınıp sanıktan sorulması, tanığa ulaşılamadığı takdirde kolluk beyanının sanığa okunup diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.