Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını zamanaşımı süresi dolduğundan bozarak kamu davasının düşmesine hükmetti.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, suç tarihi ile hüküm tarihi arasında Türk Ceza Kanununda öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin (uzlaşma işlemleri nedeniyle duran 6 günlük süre de eklenerek) dolmuş olması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur; bu durumda kamu davasının Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddesi uyarınca düşürülmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi bozma sebebi sayılmış, temyiz talebi üzerine önceki hüküm kaldırılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine kesin olarak karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/8724 E.  ,  2025/17295 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/15 E., 2025/101 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin uzlaşma işlemleri nedeniyle duran 6 günlük sürede eklendiğinde) 07.02.2013 olan suç tarihinden, mahkûmiyet tarihi olan 16.04.2025 tarihine kadar geçtiği anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.