Hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, sanığın HSKya yazdığı mektubun iftira veya şikayet hakkı kapsamında araştırılmaması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Hakaret suçundan mahkûmiyetle sonuçlanan ilk derece mahkemesi kararının istinafta reddedilmesi üzerine sanık müdafiinin, eylemin hak arama hürriyeti veya savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğu iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu sonucunda, ilgili mahkemenin kararı bozulmuştur; çünkü sanığın hâkimler ve savcılar kuruluna yazdığı mektupla ilgili olarak iftira suçu veya şikâyet hakkı kapsamında kalıp kalmadığının tam olarak araştırılmadığı, dolayısıyla bu durumun sanığın hukuki durumuna etkisinin yeterince değerlendirilmediği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1902 E. 2023/914 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; hak arama hürriyeti içerisinde değerlendirilmesi gereken fiilde suç unsurlarının bulunmadığına, eylemin savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğuna, temel ceza olarak adli para cezasının tercih edilmemesinin gerekçelerinin de açıklanmadığına, sanığın cep telefonundaki görüntüler incelenmeden eksik araştırma ile ispat hakkı da çiğnenerek verilen kararın usul ve yasaya aykırılık oluşturduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;Somut olayda; sanığın Hakimler ve Savcılar Kuruluna hitaben yazdığı mektupla ilgili işlem yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre iftira suçu kapsamında veya şikayet hakkı kapsamında kalıp kalmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti zorunluluğu,Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İnebolu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.10.2025 tarihinde karar verildi.