Usta öğretici hizmet tespitinde, tam gün mesai ve emsal çalışma durumunun araştırılmaması nedeniyle önceki kararın bozulması.
Özet: Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde usta öğretici olarak çalışan davacının, tam gün çalıştığı iddiasıyla sosyal güvenlik kayıtlarında eksik gösterilen hizmet sürelerinin aylık 30 güne tamamlanması talepli davasında, davalıların kısmi süreli çalışma ve hak düşürücü süre savunmalarına rağmen ilk derece mahkemesince verilen kısmi kabul kararı, Yargıtay tarafından davacının fiili mesai saatlerinin, işe ayrılan sürenin ve emsal çalışmayla karşılaştırılarak 7,5 saatin bir gün kabul edilmesi gerektiği yönünde detaylı inceleme eksikliği nedeniyle bozulmuş, akabinde bozmaya uyularak yeniden kısmi kabul yönünde hüküm tesis edilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/110 E., 2022/706 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı MEB vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak ..., ... ve ... ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü nezdinde usta öğretici olarak çalıştığını, bu süre içerisinde aylık maaş almasına ve tam gün çalışmasına rağmen çalışmalarının SGK kayıtlarına eksik yansıtıldığını, hafta sonu tatilleri ile resmi ve dini bayram tatillerinin primlerinin eksik ödendiğini belirterek; müvekkilinin çalıştığı dönemlerde aylık 30'ar gün çalıştırıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP1.Davalı MEB vekili cevap dilekçesi özetle; davacının ... Eğitim Merkezinde usta öğretici sıfatıyla 6 57... . maddesi kapsamında geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, Milli Eğitim Temel Kanunu 47, Uzman ve Usta Öğreticiler Hakkında Yönetmelik 5. madde ve 8. maddeye göre çalışma esasları ve ücretlerinin düzenlenip ödendiğini, davacının hizmetlerinin buna göre bildirildiğini, tespiti istenen hizmetin 5 yıllık hak düşürücü sürenin kapsamına girdiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, yaptığı çalışmaların düzenli bir şekilde Kuruma bildirildiğini, davacının çalışmalarının 657 sayılı Kanun'un 89. maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddesi, mülga 1475 sayılı Kanun'un 61. maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4 ve 80. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, usta öğreticilerin 4857 sayılı Kanun'a tabi oldukları dikkate alınarak part-time suretiyle çalışan bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip işlem yapıldığını, Milli Eğitim Bakanlığfna bağlı ... Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak part-time çalışan sigortalıların tam gün esası ve aylık karşılığı olmayan çalışmalarının, günlük çalışma saatine göre ve kısmi zamanlı çalışma olması nedeniyle tam gün karşılığı olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını, davacının talebinin Kurum kayıtlarıyla çeliştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Yapılacak iş, davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığını belirlemek için davalı işyerinden ücret bordrolarının, puantaj kayıtlarının, görevlendirme çizelgelerinin davacı adına düzenlenen ders programları, devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin de getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve usta öğreticileri dinlemek, davacının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığını araştırmak, dosyada bulunan diğer belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle, okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre, 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılması gerekirken, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davanın kısmen kabulü ile davacı, 05.12.1986 - 10.08.1992 döneminde hizmet cetvelinde yazılı kazançlar üzerinden “14280.21” sicil numaralı “... ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü” unvanlı iş yerinde çalıştığı ve a)1992/01. Dönemde 50 günlük çalışmasının 1 günü,b)1992/02. Dönemde 55 günlük çalışmasının 2 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespiti ile belirtilen süre ile fiilen çalıştığının ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a maddesi kapsamında zorunlu sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine...", dair karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı MEB vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin vermiş olduğu kararın usul ve kanuna aykırı olması sebebi ile temyiz isteminde bulunmuştur.2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanları birbiri ile çelişkili olup dosyadaki bilgi ve belgeler ile de uyuşmadığını, davacı tarafın çalıştığını iddia ettiği günlerde gerçek ve fiili bir çalışmanın varlığının kanıtlanamadığını, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının çalıştığını iddia ettiği işyerine herhangi bir giriş ve çalışmasının olmadığı, şahit beyanlarının takdirinde kanuni isabet bulunmadığını, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.