Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, imza inkara dayalı kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacının hukuki yararının değerlendirildiği gerekçeli karar.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, aleyhine başlatılan icra takibine dayanak teşkil eden çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiş; ancak davalı taraf, icra dosyasında takip konusu borcun diğer borçlulardan tahsil edildiğini ve dolayısıyla davacıdan bir alacak talebinin kalmadığını beyan etmiştir; mahkeme, davalının bu beyanları ve borcun fiilen tahsil edilmiş olması nedeniyle, davacının borçlu olmadığının tespiti davasını açmakta hukuki bir yararı kalmadığı sonucuna vararak davanın bu gerekçeyle reddine karar vermiştir.

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R ESAS NO : 2022/454 EsasKARAR NO : 2023/147HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ...DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : ...DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 20/06/2022KARAR TARİHİ : 16/05/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ : ...Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Adana 10. İcra Müdürlüğü 2020/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan takibe dayanak yapılan ... Bankası, Diyarbakır şubesine ait, keşide tarihi 30/04/2020 olan, ... çek seri nolu ve 44.350,00 TL miktarındaki çekin üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığını, bahsi geçen bu çeke istinaden, Adana 1. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2020/... esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, söz konusu takibe dayanak çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu borcun tamamı ... ve ... 'dan tahsil edildiğini, bu nedenle takip konusu çek sebebi ile müvekkilinin herhangi bir alacağı kalmamış olup davacı ve takip konusu diğer borçlulardan alacak talebi bulunmadığını, bu sebepledir ki; icra dosyasında takibe devam edilmemiş, takip kesinleştirilmemiş, herhangi bir haciz işlemi yapılmadığını, icra dosyasına ise takip konusu alacağın borçlular ... ve ... ' den tahsil edildiği, borçlular tarafından icra dosya tahsil harcı yatırıldığında dosyanın işlemden kaldırılmasını talep ettiği işbu dava açılmadan önce bildirilmiş ve fakat tahsil harcı yatırılmadığından dosya haricen tahsil sebebi ile işlemden kaldırılmadığı gibi takip konusu çek de icra müdürlüğünden teslim alınamadığını, tahsil harcı ödenmesi İİK hükümlerine göre borçlunun yükümlülüğünde olan bir husus olup bu sebeple icra dosyasının UYAP sistemi üzerinden kapanmamasından müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, beyan etmekle açıklanan nedenlerle davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını dava dilekçesinde talep edilen %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebi yerinde olmadığını, beyan etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava menfi tespit talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından, Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas Sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Takibe konu evrak, keşidecisi davacı olan, 30.04.2020 keşide tarihli 44.350,00 TL bedelli ... seri numaralı, ... emrine düzenlenmiş çektir. Çek incelendiğinde 1.ciranta ..., 2.ciranta ..., 3.ciranta ... Şti, 4.ciranta ... olup, son hamil davalıdır. Çek bankaya ibraz edildiğinde, banka tarafından 07/05/2020 tarihinde "çek üzerindeki imza keşideciye ait olmadığından çek işleme alınamamıştır" şerhi düşülmüş ve ödeme yapılmamıştır. Davalı tarafından 06/07/2020 tarihinde Adana Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili çek dayanak yapılarak, ..., ... Şirketi, ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. 18/05/2022 tarihinde davalı vekili tarafından "Takibe konu borç borçlular ... ve ... ' den tahsil edilmiş (tahsil harcı hariç) olup yine borçlular tarafından tahsil harcı yatırıldığında dosyanın işlemden kaldırılmasını ve tüm hacizlerin kaldırılmasını talep ediyoruz." beyanı gönderilmiştir.Eldeki dava 20/06/2022 tarihinde açılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.02.2012 gün ve 21011/10-642 Esas, 2012/38 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuk yargılamasının amacı ve davada menfaat (hukuki yarar) kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır.Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır (A., Ramazan; aktaran: Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, önsöz VII).Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.1992 gün ve 1992/1-347 E., 1992/396 K. ve 30.05.2001 gün ve 2001/14-443 E., 2001/458 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere buna hukuki korunma (himaye) ihtiyacı da denir (Rechts-schutzbedürfnis). Mahkemelerden hukuki himaye istenmesinde, himayeye değer bir yarar olmalıdır.Öte yandan, bu hukuksal yararın, "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması gerekir (Hanağası, Emel: Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135).Mülga 1086 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönem içinde öğreti ve yargısal kararlar, dava açarken hukuki yararın bulunması gereğini, "dava şartı" olarak kabul etmiştir. Bu şart, "dava konusuna ilişkin genel dava şartlarından biri" olup, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve esas hakkında hüküm verilebilmesi için varlığı gerekli olduğundan "olumlu dava şartları" arasında sayılmaktadır.Nitekim, aynı görüş, Hukuk Genel Kurulu'nun 24.11.1982 gün ve 1982/7-1874 E.-914 K.; 5.6.1996 gün ve 1996/18-337 E.-542 K.; 10.11.1999 gün ve 1999/1-937 E.-946 K. ve 25.05.2011 gün ve 2011/11-186 E. 2011/352 K. sayılı kararlarında da, benimsenmiştir.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır.Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.Bu ilkeden hareketle, dava şartı olarak hukuki yararın varlığının, mahkemece, taraflarca dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre, kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez, H./Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297).Somut olayda, davalı cevap dilekçesinde açıkça ... ve ... 'dan alacağını tahsil ettiğini, takibi kesinleştirmediğini, diğer borçlulardan bir alacak talebi bulunmadığını beyan etmiştir. İcra takip dosyasına da beyanını destekler mahiyette dilekçe göndermiştir. Bu itibarla dava tarihi itibariyle davacının eldeki davayı açmakta bir hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 2-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT'nin 7/2.maddesi uyarınca hesap olunan 7.096,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 757,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 577,49 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.16/05/2023Katip ... Hakim ...