Hizmet tespiti davasında, bozmaya uyularak verilen kararın; bağımlılık koşulu, gerçek işveren ve iş-kur programı sonrası çalışma iddiaları yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda onanması.
Özet: Hizmet tespiti talebiyle açılan davada, davacının belirli bir dönemdeki çalışma sürelerinin belirlenmesi istemiyle ilgili ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, davacının bağımlılık ilişkisi, gerçek işveren tespiti ve tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediği gerekçesiyle Yüksek Mahkemece bozulmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesinin yeniden kısmen kabul yönünde karar vermesi üzerine, davalıların kararın eksik inceleme ve hak düşürücü süre gibi iddialarla yaptığı temyiz başvuruları, Yüksek Mahkeme tarafından ilk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu ve karşı taraf lehine kazanılmış hak durumu oluştuğu gerekçeleriyle reddedilerek usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/13585 E.  ,  2025/15169 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2024/106 E., 2025/106 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverenler nezdinde 12.12.20 17... .09.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili ve fer'i müdahil ... vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli 2021/567 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli 2022/2320 Esas, 2022/2636 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 06.12.2023 tarihli 2023/10815 Esas, 2023/12505 Karar sayılı ilamında; Mahkemece davacının davalı ... nezdinde hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık koşulu gerçekleşecek biçimde çalışıp çalışmadığı, giderek hizmet akdinin unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve gerçek işverenlerinin kim olduğu hususlarının yeterince araştırılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacının İş-Kur kapsamında çalıştığı süre bitiminde de davalılar nezdinde çalışmaya devam ettiğini iddia etmesi, dinlenen bir kısım tanıklarca davacı ile birlikte İş-Kur programı kapsamında çalışan işçilerin program bitiminde ayrıldıklarını, bir kısmının ise çalışmaya devam ettiklerini beyan etmesi karşısında, davacının uyuşmazlık konusu dönemde, hangi işverenlik bünyesinde hangi tarihler arasında çalıştığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, bu konuda yeterli ve gerekli araştırma yapılarak, tanık ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilerek hizmet akdinin unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.