Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, tamir için bırakılan kamyonun davalılarca iade edilmeyip satılması iddiasıyla açılan maddi tazminat talebi ve güveni kötüye kullanma mahkumiyetini konu alıyor.
Özet: Davacı, 2014 yılında tamir için davalılara teslim ettiği kamyonun, davalılar tarafından bakım masrafları ödenmediği gerekçesiyle alıkonulduğunu ve davacının tüm alma çabalarına ve ödeme tekliflerine rağmen aracın iade edilmeyip 2017de elden çıkarıldığının bildirilmesi üzerine, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaktan mahkum olan davalılardan araç bedeli ve uğradığı diğer zararların tahsilini talep ederken; davalılar ise aracın üç yıldan fazla süreyle teslim alınmaması ve masraflarının ödenmemesi nedeniyle davacının müterafik kusuru bulunduğunu, bu durumun aracın kaybolmasına yol açtığını ve kendilerinin mağdur edildiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/657
KARAR NO : 2026/123
DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24.09.2021
KARAR TARİHİ : 03.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---- plakalı ---- -- sınıfı beyaz damperli kamyonun 2014 yılında ---- inşaatının ----- bölgesinde çalışmakta iken zorunlu bakımlar, arıza ve tamiratlar için inşaat bölgesinin yakınında bulunan ve davalılar tarafından işletilen tamirhaneye teslim edildiğini, bir müddet sonra şirket ortağı ...'ın söz konusu tamirhaneye giderek aracı teslim almak istediğini ancak davalıların aracın bakiye bakım ve masraflarının bulunduğunu bu masraflar kendilerine ödenmeden aracı teslim etmeyeceklerini beyan ettiklerini, bunun üzerine mahalden ayrıldığını, davalılarının bu alacak taleplerinin şirket tarafından temin edildiğini ve şirket yetkililerince davalılar aranarak talep ettikleri bakiye masrafların kendilerine ödeneceği kamyonu teslime hazır etmelerinin söylendiğini ancak davalıların davacının tüm aramalarına ve taleplerine rağmen geçen süre zarfında kamyonu teslime hazır hale getirmediğini ve teslim etmediklerini, son olarak 2017 yılı Ağustos ayında şirket ortağı ...'ın, ...'u aradığını kamyonu teslim almaya gelmek istediğini, bunun üzerine ...'un kendisine dönüş yapacağını söylemiş ise de herhangi bir dönüş yapılmadığını, kendisine dönüş yapılmaması üzerine davalıya tekrar telefondan arayan davacı şirket yetkilisinin davalıya bir daha ulaşamadığını, bunun üzerine şirket ortakları ... ve ...'nın 26.08.2017 tarihinde davalıların işlettiği tamirhaneye gittiğini, davalılarla yapılan görüşmede davalıların kamyonu elden çıkardıklarını bu sebeple teslim etmelerinin mümkün olmadığını öğrendiklerini, bu durum karşısında müvekkilinin davalılar hakkında suç duyurusunda bulunmak sureti ile şikayetçi olduğunu, bu şikayet üzerine davalılar hakkında ----. Asliye Ceza Mahkemesi ------ ceza sayılı dosyası ile açılan davada her iki davalının da hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmaları sebebi ile hapis ve adli para cezasına mahkum edildiklerini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 210.000,00-TL araç bedeli, 1.000,00-TL ikame araç bedeli, 1.000,00-TL kazanç kaybı, 1.000,00-TL davalıya araç oranım ve tamiri için ödenen bedel, 1.000,00-TL araç için ödenen vergiler sebebi ile uğranılan maddi zararlar olmak üzere toplamda 214.000,00-TL belirsiz alacak talebinin zararın doğduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan ve uygulanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin ve arabulucuda temsil vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın bir çok tamir ve bakım gerektiren araçlarını davalı ile birlikte araçları tamir eden diğer davalıya 2014 yılında davacı şirketin taşeronluk yaptığı ------ firması şoförleri tarafından teslim edildiğini, söz konusu tamir ve bakımı yapılan araçların tamir ve bakım masraflarının ödenmemesi sebebiyle, aracı teslim almaya gelen şoförlere, şirket yetkililerinin bakiye ödemeyi yapması ve kendilerinin teslim almaya gelmesi halinde aracın teslim edileceğinin belirtildiğini, akabinde davacı firma yetkililerinin üç yılı aşkın süre aracı teslim almaya yanaşmamaları sebebiyle davalının davacı firma yetkililerini tanımamasından dolayı diğer davalı ... tarafından davacı firma yetkililerini sürekli aracı teslim almaları hususunda arandığını, ...'un tüm aramalarına karşın davacı firma yetkililerinin aracı teslim almaya gelmemeleri üzerine davalı ...'un, davacı firma yetkilisine aracı dışarı koymaları gerektiğini, aracı koyacak uygun yer bulunmadığını söylemesine rağmen davacı firma yetkilisi ...'ın aracı teslim alamayacağını, dışarıda bir yere koymalarını istediğini, aracın yol kenarına park edilmesi akabinde araca üçüncü kişiler tarafından zarar verilmesi sebebiyle daha güvenli olacağı düşüncesiyle davacı firmaya ait aracın davacı firmanın da taşeronluğunu yaptığı üçüncü köprü şantiyesinin otoparkına bırakıldığını, söz konusu davaya konu olay irdelendiğinde, davacı firma yetkililerinin teslim ettikleri aracı davalıların tüm aramalarına rağmen üç yılı aşkın süre gelip teslim almamaları, bu durumdan müvekkilinin ve diğer davalının mağdur olduğunu, bu sebeple aracın zarar görmesi ve kaybolmasında davacı firmanın kusuru bulunduğunu, müvekkilinin ve diğer davalının, davacı firmanın aracı teslim almaması ve tamir, bakım masraflarını ödememesi sebebiyle büyük sıkıntılar yaşadığını ve ceza davasıyla karşılaşarak mağdur edildiğini, tüm bu nedenlerle; aracın kaybolmasında davacı firmanın müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davanın reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ...'a usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı şirkete ait ------ plakalı damperli kamyon tipi aracın 2014 yılında davalılara ait olan tamirhaneye bakım arıza ve onarım için bırakıldığı, akabinde davalılar tarafından bakiye bakım ve tamir masrafları ödenmeden aracın teslim edilmeyeceğinin bildirildiği hususu ihtilafsız olup; ihtilaf, davacı şirket tarafından bakiye bakım ve tamir masraflarının hangi sürede temin edilip davalı şirketten aracın tesliminin talep edildiği, davalı savunması doğrultusunda davacı tarafından aracın 3 yıl süre boyunca teslim alınmak için başvurulup başvurulmadığı, davalı tarafından aracın davacı firmanın taşeronluğunu yaptığı 3. Köprü şantiyesinin otoparkına bırakıldığı belirtilmekle aracın akıbetinin ne olduğu, aracın davacıya teslim edilmemesinde tarafların kusur durumlarının ne olduğu ve davacının araç bedeli, ikame araç bedeli, kazanç kaybı, araç onarım ve tamir için ödenen bedel ile vergiler sebebi ile uğranılan zarar adı altındaki taleplerinin yerinde olup olmadığı, davalıların anılan kalemlerden kısmen yahut tamamen bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dava konusu olayla ilgili davacı tarafça yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılama yapılmış, mahkemece sanıklar (her iki davalı) hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Ceza Dairesi'nin ----- esas, ---- karar sayılı kararında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ; ----- plaka sayılı aracın tamiratına ilişkin belgelerin sanıklardan ve sanık ...'un 14/09/2017 tarihli kolluk ifadesinde belirttiği katılan şirket tarafından yapılan 12.000,00 TL ödemeye ilişkin belgelerin sanık ...'dan istenilmesi ile şikayet dilekçesinde adı geçen şirket ortağı olduğu belirtilen ...'ın iddianameye konu sanıklara yüklenen eyleme ilişkin tanık sıfatı ile dinlenilerek aracın tamirhaneye verilmesi ile ilgili belge olup olmadığı, aracın kim tarafından verildiği, 12.000,00 TL ödemeye karşı diyecekleri ile ...'nın 13/09/2017 tarihli kolluk ifadesi okunarak diyecekleri ile aracın 4 yıl boyunca neden geri alınmadığı hususlarının sorulması ve aracın tamir için teslimine dair varsa belgelerin istenilmesi, yine sanık ...'un 29/03/2018 tarihli duruşmada 50-60 kez arayıp telefonla görüştüğünü belirttiği ----- isimli şahıs ile hangi telefon numarası ile irtibat kurduğunun sanıktan sorularak tespiti ile tespit olunan telefon numarasının kimin adına kayıtlı olduğunun araştırılarak bu kişinin sanık ...'un beyanları doğrultusunda tanık olarak dinlenilerek olaya ilişkin bilgi ve görgüsü ile aracı dışarıya bırakmalarını istediğine dair sanık ... beyanına karşı diyecekleri sorulması ve sanıkların kendilerinden aracı almalarını isteyip istemediklerinin sorulması, sanıklar savunması ile alınacak beyanları arasında çelişki bulunması durumunda çelişkinin de giderilmesi suretiyle hangi beyana ne suretle üstünlük tanındığının açıklanıp tartışıldıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.Bozma ilamı üzerine dosya ----- Asliye Ceza Mahkemesi'nin----- esasına kaydedilmiş ve mahkemece yapılan yargılama sonunda sanıklar (her iki davalı) hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Ceza Dairesi'nin ---- esas, ----- karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kesin nitelikte karar verilmiş ve ceza dosyası buna göre kesinleşmiştir.
Mahkumiyete ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi dosyası ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; davalıların tamir işi yaptıkları, davacının suça konu aracı tamir için davalılara teslim ettiği, aradan geçen zamanda ödeme ve teslimat ile ilgili taraflar arasında sorun çıktığı, davalıların aracı iş yerinden çıkararak yol kenarına koydukları, bu sırada araçta hasar meydana geldiği ve son olarak da aracın ortadan kaybolduğu, davalıların savunmalarının kabulü doğruladığı, ceza dosyasında da dinlenen tanıklar ---- ve ------ beyanlarının kabul ile uyumlu olduğu anlaşılmakla; tüm dosya içeriği incelenerek davalıların kendilerine teslim edilen araç ile ilgili olarak güveni kötüye kullanarak aracın zarar görmesine ve ortadan kaybolmasına neden oldukları sonucuna varılmıştır.Mahkememizce mali müşavir bilirkişilerden ve makine bilirkişiden raporlar alınmış, raporlarda özetle; davacıya ait araç için ödenen vergi ve sigorta poliçelerinin 15.448,76 TL ve 6.750,16 TL olduğunun, aracın 2014 yılı kasko değerinin 73.625,00 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Dava konusu olayın 2014 yılında gerçekleştiği, tanık beyanlarında olay tarihinin 2014 yılının sonu olarak belirtildiği ancak gün ve ay tespiti yapılamadığı, davalıların fiillerinin suç (haksız fiil) teşkil ettiği, buna göre olay tarihinde temerrütün gerçekleştiği, gün ve ay tespiti yapılamamış ise de olayın en geç 31.12.2014 tarihinde meydana geldiğinin anlaşıldığı, aracın bir daha bulunamadığı ve buna göre davacının araç bedelinin tamamını talep etmekte haklı olduğu, davalıların fiilinin haksız fiil niteliğinde olması sebebiyle aracın haksız fiil tarihindeki değerinin tespit edilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117'nci maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren avans faiz uygulanması gerektiği, aracın fiziki olarak bulunamaması sebebiyle araç tespitinin dosya üzerinden yapılan inceleme ile tespit edildiği, bilirkişi raporunda 2014 yılında aracın kasko değerinin 73.625,00 TL olduğunun belirtildiği, tespit edilen değerin mahkememizce uygun görüldüğü, yine davacı tarafça davalılara araç bakımı için 12.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunun ihtilafsız olduğu, davacı tarafça araç bakım ve tamiri için 1.000,00 TL talep edildiği anlaşılmıştır. Buna göre 73.625,00 TL araç bedelinin ve 1.000,00 TL araç bakım ve tamiri için ödenen bedelin 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça, ödenen vergilerle ilgili 1.000,00 TL talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL araç için ödenen vergiler sebebiyle uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı taraf, ikame araç bedeli ve kazanç kaybı talebinde bulunmuş ise de mahkememizce aracın haksız fiil tarihindeki değerinin hamsız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğinden, haksız fiil tarihinden sonraki süreç için ayrıca ikame araç ve kazanç kaybı hesaplaması yapılmamış ve bu alacak talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine;
A)73.625,00 TL araç bedelinin 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B) 1.000,00 TL araç için ödenen vergiler sebebiyle uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
C) 1.000,00 TL araç bakım ve tamiri için ödenen bedelin 31.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
D) İkame araç bedeli ve kazanç kaybı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 5.165,94-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 3.654,59-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.511,35-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 3.654,59-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 59,30-TL başvurma harcı, 8,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 407,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 7.474,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 2.641,50-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4.833,30-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından 8,50-TL vekalet harcı, 635,30-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 643,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 416,29-TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 227,51-TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı ... lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
9-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 879,39-TL'nin davacıdan, 480,61-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.