Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ilköğretim okulunda kalorifer ve temizlik işçisi olarak çalışmasına rağmen sigortası bildirilmeyen işçinin hizmet tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacının ilköğretim okulunda kalorifer ve temizlik işçisi olarak çalıştığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen 2001-2013 dönemi hizmetlerinin tespitini talep ettiği sigortalılık tespiti davasında, davalı Milli Eğitim Bakanlığının husumet yokluğu ve zamanaşımı itirazları ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun delil yetersizliği iddialarının ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilerek davayı kabul eden kararlarının usul ve yasaya uygun bulunması üzerine, temyiz başvurularının reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8898 E.  ,  2025/15395 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1719 E., 2025/322 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/316 E., 2024/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...İlköğretim Okulunda kalorifer ve temizlik işçisi olarak 15.09.20 01... .09.2013 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini belirterek, davacının bu tarihler arasında sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği görülmüştür.
II.CEVAP
1.Davalı MEB vekili cevap dilekçesi özetle; davada müvekkilinin taraf ehliyetinin olmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; primleri yatırma yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, Kurumun sorumluluğunun olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı MEB vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğunu, davacının Bakanlık çalışanı olmadığını, davacının çalıştığı sürelerin SGK'ya bildirildiğini, davacı ile Bakanlık arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, çalışma olgusunun varlığının salt tanık delili ile ispatının mümkün olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum kayıtlarının tetkikinde davacının 02.05.2012 tarihinde Gövdeli Belediye Başkanlığında çalışmaya başladığını, tespiti istenen dönemde ise bunun haricinde davalı yanında çalıştığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, dinlenilen tanık beyanları ile davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının ispat edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... vekilince ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.