Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının temyiz talebini esastan reddederek onadı.
Özet: Nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması üzerine yapılan temyiz başvurusunda, Yargıtay; yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve cezanın orantılı belirlendiği gerekçeleriyle temyiz istemini esastan reddederek Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet hükmünü onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2018/478 E., 2019/499 K.SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli 2020/880 Esas ve 2021/976 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f ,52,,53, maddeleri uyarınca 4 er yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanıkların temyiz talebi dosyadaki savunmalarına itibar edilmesi ve beraat karararı verilmesi talebine ilişkindir.III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıkların temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV.KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8.Ağır. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.