Ticari nitelikteki araç kiralama sözleşmesinde GPS söküp aracı iade etmeyen sanıkların eyleminin, suç vasfı hatasıyla TCK 155/1 yerine TCK 155/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği.
Özet: Yüksek Mahkeme, şirket yetkilisi ve şoförü sanıkların ticari bir sözleşme kapsamında kiraladıkları aracı kira bitiminde iade etmeyip takip sistemini sökmeleri eylemini yerel mahkemenin TCK 155/1 kapsamında basit güveni kötüye kullanma olarak hatalı vasıflandırdığını, oysa eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK 155/2) suçu olup şikayet şartına tabi olmadığını belirterek mahkumiyet hükmünü bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2025/441 E.  ,  2025/11669 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/735 E., 2021/112 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın ... Loj. Lim.Hiz.İnş. Oto.Pet.Ürn.İht.İhr.San.Ltd. şirketinin yetkilisi olduğu, sanık ...'in ise bu şirkette şoför olarak çalıştığı, sanık ...'ın ... Rent a Car isimli iş yerinden 01... plaka sayılı aracı 1,770 TL bedel karşılığında 1 ay süre ile kiraladığı, aracın sanık ... tarafından teslim alındığı, ardından fikir ve irade birliği içerisinde hareket eden sanıkların kiraladıkları araçta bulunan GPS takip sistemini sökerek 34... plaka sayılı araca taktıklarının belirlendiği, kira sözleşmesinin süresi bitmiş olmasına rağmen aracı katılan şirkete iade etmediklerinin iddia edildiği olayda; sözleşmenin iki tarafının da tacir olduğu, bu itibarla araç kiralama sözleşmesi ve malın tesliminin ticari bir ilişki çerçevesinde gerçekleştiği anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını oluşturduğu eylemin şikâyet şartına bağlı olmadığı gözetilerek; sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek eylemin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi kapsamında vasıflandırılması suretiyle hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.