11. Ceza Dairesi, sanığın güveni kötüye kullanma ve tehdit suçlarından yargılandığı davada, uzlaşma sebebiyle verilen düşme kararının bozulması sonrası olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmetti.
Özet: Sanık hakkında isnat edilen "güveni kötüye kullanma ve tehdit" suçlarından verilen uzlaşmaya dayalı düşme kararının hatalı olduğu tespit edilmiş; ancak suç tarihi olan 01.09.2013ten temyiz incelemesi yapıldığı ana kadar ilgili kanun maddelerinde belirtilen olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz itirazları kabul edilmemiş ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeksizin, kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/430 E. 2019/349 KSUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, tehditHÜKÜMLER : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Uzlaşma sebebiyle verilen düşme kararının yerinde olmadığı, ancak zamanaşımının olumsuz muhakeme koşulu olarak yapılmaya engel olduğu belirlenerek, sanığa yüklenen "güveni kötüye kullanma ve tehdit" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 01.09.2013 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.