Hazinenin kıyı-kenar çizgisi içinde olduğu iddiasıyla taşınmazın tapu iptali ve yıkımını talep ettiği, mahkeme kararlarının bozularak uzman bilirkişi incelemeleri neticesinde davanın kabul edildiği temyiz konusu uyuşmazlık.
Özet: Hazine tarafından, belirli bir taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve üzerindeki binanın yıkımı talebiyle açılan davada, mahkemenin başlangıçta hak düşürücü süre ve ardından taşınmazın kıyı-kenar çizgisinin kara tarafında olduğu gerekçeleriyle reddettiği kararların, sırasıyla Anayasa Mahkemesi iptali ve yetersiz bilirkişi incelemesi nedeniyle Yargıtay tarafından iki kez bozulmasının ardından, bozma gerekleri doğrultusunda yapılan yeni bilirkişi incelemesi sonucu taşınmazın kıyı-kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığının belirlenmesi üzerine davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/374 E., 2023/185 K.Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalılar ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ; davalılar ... vd. vekili, kendi adına asaleten ... ve arkadaşlarına vekaleten Av. ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı .............A.Ş. vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden kendi adına asaleten bir kısım davalılar ... vd. Adına vekaleten Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve dahili davalılar ............. vd. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı Hazine vekili Avukat ................ ile davalı ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine vekili; davalılar adına kayıtlı ......................Mahallesinde bulunan 16 04... parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek kıyıda kalan kısmın tapu kaydının iptali ile bu bölümde kalan binanın yıkımı isteğinde bulunmuştur.II. CEVAPBir kısım davalılar; taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; diğer davalılar beyanda bulunmamıştır.III. MAHKEME KARARI Mahkemece; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmüne ilave düzenlemeler getiren 5841 sayılı Kanun gereğince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkeme kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 28.12.2011 tarihli ve 2011/10269 Esas, 2011/13967 Karar sayılı kararı ile; 5841 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi itibarıyla kurulan hükümde bir isabetsizlik yok ise de, karardan sonra anılan Yasa'nın Anayasa Mahkemesi tarafından 12.05.2011 tarih, 31/77 sayılı kararla iptal edildiği ve iptal hükmünün 23.07.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dava, henüz derdest bulunduğuna ve kesin hüküm halini almadığına göre, iptal hükmünün eldeki davalarda da gözetilmesi gerekeceği, o halde, 28.11.1997 tarih, 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince gerekli araştırma, uygulama yapılmak suretiyle işin esası bakımından 6099 sayılı Yasa düzenlemeleri de gözetilerek bir hüküm kurulması gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 11.12.2015 tarihli ve 2014/263 Esas, 2015/890 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın, kıyı-kenar çizgisinin kara tarafında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/2022 Esas, 2020/4538 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri doğrultusunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, üç kişilik jeolog ya da jeomorfolog ile bir harita mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla dava konusu taşınmazda yeniden keşif yapılması, taşınmazın farklı noktalarında gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile Bakanlık tarafından onaylanan kıyı-kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi, farklılık olursa sebebinin açıklattırılması, varsa komşu parseller ile ilgili oluşturulan kıyı-kenar çizgisi ve komşu parsellerin kıyı kenar çizgisine ilişkin durumunun araştırılması, bitişik veya yakın parsellere ilişkin varsa kesinleşmiş veya derdest dosyalardaki uzman bilirkişi raporları nazara alınarak ve gerektiğinde karşılaştırılarak inceleme yapılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın kıyı-kenar çizgisinin deniz tarafında kaldığının denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli bilirkişi heyet raporu ile saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ..., ..., .........., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ..........; davalılar ... vd. vekili, kendi adına asaleten ... ve arkadaşlarına vekaleten Av. ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı .............. A.Ş. vekili temyiz dilekçeleri ile; eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde yer almadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip bozulmasını istemişlerdir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; Türk Medeni Kanunu’nun 7 15... . maddeleri ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na dayalı tapu kaydının iptali ve sicilden terkin istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .............Mahallesi 16 04... parsel sayılı taşınmazın 5 58... parsellerin 24.04.1992 tarihinde tevhidi sonucu oluştuğu, 30.07.1992 tarihinde taşınmazda kat mülkiyetine geçildiği, taşınmazdaki bağımsız bölümlerin davalılar adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bir kısım davalıların ve vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı taraftan harç alınmasına yer olmadığına ve alınan harcın istek hâlinde temyiz edenlere iadesine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi gereğince, duruşmaya gelen temyiz edilen davacı Hazine vekili lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosyanın Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.