İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde acentelik/bayilik sözleşmesinden kaynaklanan nakit teminatın iadesi ile teminat mektubunun geç iadesinden doğan zararın tazmini talepli alacak davası.
Özet: Davacı şirket, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında ödediği nakit teminatın, sözleşmenin fiilen işlememesi ve tek taraflı feshedilmesi sonrasında davalı tarafından iade edilmemesi üzerine, daha önce açılan bir davada borcunun bulunmadığına ve teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasına rağmen, haksız yere alıkonulan bu nakit teminatın fesih tarihinden itibaren faiziyle birlikte iadesini, ayrıca davalının uyguladığı ispatlanamayan prim kesintileri ile geç iade edilen teminat mektubundan kaynaklanan banka komisyonu zararlarının tazminini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/674 EsasKARAR NO: 2026/100DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24/09/2024KARAR TARİHİ: 10/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında -------- Arabuluculuk numaralı dosyasında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına ilişkin son tutanağın -------- tarihinde düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bayilik sözleşmesi ilgili bayilik sözleşmesine göre davalı tarafın bayisi olduğu ve ticaretini yaptığı -----cihazları istasyonlarının müvekkili şirketçe satışının yapılması konusunda tarafların anlaştıklarını, sözleşmenin imzalandığı tarihten bu yana taraflar arasında herhangi bir ticari alım satım gerçekleşmediğini, herhangi bir faturalaşma ve cari hesap ilişkisi olmadığını, müvekkili şirketin, sözleşmenin teminatı olarak--- tarihinde müvekkile ait ------hesabından davalı şirketin Sözleşmenin 6.1.maddesi uyarınca ------ nakit teminat ödemesi yaptığını, bu ödeme ile birlikte sözleşmenin yürürlüğe girdiğini, davalı tarafından herhangi bir ürün sağlanmaması ve bayi olarak müvekkil şirketin herhangi bir satış yapmaması sebebiyle müvekkili şirketin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı fesh ederek, ödediği teminatın iadesini istediğini, aslında sözleşmenin taraflar arasında fiilen herhangi bir sonuç doğurmadığını, tarafların karşılıklı herhangi bir cari hesap ilişkisi söz konusu olmadığını, sözleşmenin 18.5 maddesine göre; "Sözleşmenin sona ermesi durumunda, bayi tarafından ---------ödenmesi gereken herhangi bir tazminat (alacak ve herhangi bir masraf bulunmaması şartıyla verilen teminat ve/veya Banka------- ay sonra iade edilecektir" şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, ilgili maddenin sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda teminatın iadesini düzenlendiğini, davacı müvekkili şirketin --------tarihli ihtarname ile fesih ve teminatın iadesini talebini içerir ihtarnameyi keşide ederek bildirdiğini ancak davalı şirket teminatı iade etmediğini, davalı şirketin müvekkilden herhangi bir alacak tazminat ya da masraf talebi olmadığını, dolayısıyla sözleşmeye aykırı olarak elinde bulundurdurduğu nakit teminatın iadesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkilden herhangi bir tazminat ve masraf alacağı olmadığını, böyle bir talepleri de olmadığını, davalı şirket müvekkili şirket tarafından kendisine teminat olarak ödenen bedeli sözleşme fesh edilmiş olmasına rağmen hukuka aykırı olarak elinde tutmadığını, bu teminatın iadesi için huzurdaki davanın ikame edildiğini, ------- dava bayilik sözleşmesi nedeni ile davalıya verilen teminat mektubu ile borçlu olunmadığının tespiti ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkin olduğunu, müvekkilinin bayilik sözleşmesi gereği aldığı ürünlerin bedelini ödediğini ------ tarihli hesap mutabakatı ile de borcunun olmadığının bildirildiğini, ------ tarihli sözleşmenin fesh edildiğini bu nedenle teminat mektubunun iadesi gerektiğini belirttiğini, davalı vekili, davacının müvekkiline borcu bulunduğunu bu nedenle davanın reddini istediğini, mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucu, taraflar arasındaki hesap mutabakatı ile hesap bakiyesinin sıfır olduğunu hesap mutabakatı ve fesihten sonra davalının fatura düzenlenmesinin sebebi anlaşılamadığından davanın kabulüne, teminat mektubunun hükümsüzlüğüne karar verildiğini, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edildiğini, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına---- gününde oybirliğiyle karar verildiğini, -------- Ayrıca davalı davacıya prim kesintisi ve cezai şart uygulamış ise de bunların sebeplerini ve dayanaklarını ispatlayamamış buna ilişkin bir delil de sunmadığını, söz konusu kesintilerin haklı olduğu ispatlanamadığından bunların iadesinde de yasaya aykırılık bulunmadığını, yine taraflar arasındaki sözleşme fesihle sona ermesine, davalının davacıdan her hangi bir alacağı bulunmamasına ve ihtara rağmen davacı tarafından verilen teminat mektubu geç iade edildiğini, davacı teminat mektubunun geç iadesi nedeniyle bankaya komisyon ödemek zorunda kaldığını, teminat mektubunun geç iadesinin haklı bir nedeni olmadığından bundan dolayı oluşan davacı zararının da tazmini gerektiğini beyan ederek davasının kabulü ile-------alacağın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren bankalarca yabancı paraya uygulanan en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmistir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirket ile davacı -----arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, iş bu bayilik sözleşmesinin konusunu ------- bölge bayisi olduğu ve ticaretini yaptığı ürünlerin-------- tarafından her türlü sorumluluk Kendisine ait olmak üzere satışının yapılması, teknik servis hizmetlerinin verilmesi ve bedellerinin ----- ödenmesine ilişkin hükümler oluşturduğunu, taraflar arasında sözleşmenin başlangıç tarihi olarak ---- teminatın ----- verildiği an itibari ile başlayacağı konusunda anlaşıldığını, ancak davacı şirket tarafından -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı şirket bu fesih ihbarına ilişkin ödemiş olduğu teminatın haksız bir şekilde iadesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı yan henüz müvekkil temerrüde düşmeden teminatın iadesi bakımından arabuluculuk başvurusunda bulunmuş olup, hem geçerli bir arabuluculuk gerçekleşmemesi nedeniyle usulden, hem de vadesi gelmemiş alacak için başvuruda bulunulması nedeniyle esastan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ---- maddesine göre: "Sözleşme'nin sona ermesi durumunda; Bayi tarafından ----- ödenmesi gereken herhangi bir tazminat, alacak ile herhangi bir masraf bulunmaması şartıyla verilen teminat ve/veya banka teminat mektubu ---- tarafından Bayi'ye 3 ay sonra iade edilecektir." denildiğini, davalı şirket tarafından ------ tarihinde taraflar arasındaki sözleşme tek taraflı olarak fesih edildiğini, buna istinaden sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca da teminatın 3 ay sonra iade edileceği konusuna mutabık kalındığını, bu durumda sözleşmenin fesih tarihi olan ---- tarihinden itibaren 3 aylık süreçte borcun muaccel halde olmayacağını, ancak davacı yan ------ tarihinde ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, muaccel olmayan, vadesi gelmeyen bir alacak için arabuluculuğa başvurulamayacağı için yapılan arabuluculuk görüşmeleri geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; teminatı iade borcunun ------- tarihinde doğduğunu, ancak arabuluculuk başvurusunun bu tarihten evvel gerçekleşmesi sebebiyle müvekkilinin iade borcu henüz doğmadığı için temerrüdün gerçekleşmemiş olması gerekçesiyle davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafın teminatın iadesini döviz cinsinden talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede ----- bedeli üzerinden anlaşma sağlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18.5 maddesinde sözleşmesinin sona ermesi durumunda ---- ödenmesi gereken bir tazminat veya alacak bulunmaması durumunda teminatın iade edileceğinin düzenlendiğini, ancak sözleşme süresi boyunca kota satışı gerçekleştirilmediği ve sair sebepler neticesinde müvekkili frmanın zarara uğradığını firma yönünden tazminat hakkı doğmuş olduğundan teminatı iade etme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı yanın, haksız fesih ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zarar, müvekkiline verilen teminat miktarının da üstünde olup, müvekkil zararına mahsuben teminatı elinde bulundurmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Deliller Tarafların -------- sorguları dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinin şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının davalıdan ------- teminat alacağı olup olmadığına dair tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, sözleşme yorum denetim uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; ----- tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, taraflar arasında akdedilen sözleşme ışığında, taraflar arasında bayilik sözleşmesi kurulduğu, taraflar arasında cari bir alacak bakiyesi olmadığı ve sözleşmenin sona erdiği noktalarında bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme kapsamında davacı bayinin asgari alım yükümlülüğü olup olmadığı ve teminat bedelini iade yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı, sözleşmenin 6.1. maddesine bakıldığında, bayinin bölgesindeki nüfusa göre her bir -------kişide 1 kişiye satış ve pazarlamasını sağlayacağı, bu sayının bölgenin demografik yükümlülüğüne göre değişeceğinin kararlaştırıldığı, aynı maddenin devamında bayinin ----- teminat yatıracağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 18.5 maddesine bakıldığında, davalı sağlayıcının tazminat, alacak veya herhangi bir masraf alacağının bulunmaması halinde, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 3 ay sonra teminatların iade edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin davacı bayi tarafından ------ tarihinde sona erdirildiği, Asgari Alım Yükümlülüğü Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. maddesindeki düzenlemenin bayinin genel edim yükümlülüğü olan sürümü artırma yükümlülüğüne ilişkin olduğu, sözleşmede davacı bayinin zorunlu alım veya münferit sözleşme yapma yükümlülüğüne dair, asgari mal çeşidi, adedi veya miktarına dair bir kayda rastlanılmadığı, yine dosya içerisinde, çerçeve sözleşmedeki hükme bağlı olarak, asgari alım yükümlülüğüne dair, alınması gereken asgari mal çeşidi, adedi ya da miktarını gösteren taraflarca düzenlenmiş münferit bir sözleşmeye de rastlanılmadığı, bu bakımdan, asgari alım yükümlülüğü kapsamında teminat bedelinden mahsup edilebilecek nitelikte davalı sağlayıcının zararının oluşup oluşmadığı ve miktarına dair bir hesaplama yapılamadığı, İade Yükümlülüğü Bakımından, taraflar arasındaki sözleşmenin 18.5 maddesine göre sözleşmenin sona ermesinden itibaren 3 ay sonra, davalı sağlayıcının teminat iade yükümlülüğünün doğacağı, davacının davalıya göndermiş olduğu ---- tarihli ihtarnamenin tebliğ şerhine rastlanılmadığı, ihtarnamenin aynı tarihte davalıya tebliğ edilmesi durumunda, ---- tarihinden itibaren davacının davalıdan ------- teminat borcunun iadesini talep edebileceği, bayilik sözleşmeleri mevzuatımızda dövizle işlem yapma yasağı kapsamına girmediğinden, davacının ilgili bedeli TBK'daki seçimlik haklarına binaen vade veya ödeme tarihindeki karşılığı üzerinden talep edebileceği rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişi heyetinin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu görülmüştür.Mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak, davalının teminatı iade borcunun doğduğu ve bundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatinin mahkememizde hasıl olduğu, ihtarnamede verilen üç aylık süreye bağlı olarak ----- tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca belirlenecek en yüksek mevduat faizinin talep edilebileceği tespitiyle beraber, davanın kabulü ile, toplam ------ tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca -------yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki ---- karşılığının ----- üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.------HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE, toplam ------ tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun madde 4/a uyarınca --------mevduatlarına uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının -------- satış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 18.686,39 TL harçtan peşin alınan 4.665,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.020,81 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 4.665,58 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 130,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.795,58 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca----- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesineDair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde --------Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. 10/02/2026