Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin kıymetli evraktan kaynaklanan alacak davasında, icra tehdidi altında ödenen bedelin imza inkarı ve sebepsiz zenginleşme iddialarıyla istirdadı talebinin ispat edilemediği gerekçesiyle reddine dair kararı.
Özet: Davacı, kendisine ait olmadığını ve hukuki geçerliliği bulunmadığını iddia ettiği bir çek nedeniyle icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı paranın, haksız zenginleşme hükümlerine göre yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise çek üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun icra mahkemesinde tespit edildiğini ve kambiyo senedinin bedelsiz olduğuna dair ispat yükünün davacıda olduğunu savunmuştur. Mahkeme, taraflar arasındaki ihtilafın çek üzerindeki imzanın aidiyetine ilişkin olduğunu, davacının imza incelemesinden feragat etmesi ve icra mahkemesince yapılan incelemenin genel yetkili mahkemede bağlayıcı olmaması nedeniyle davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/637 Esas
KARAR NO : 2026/80
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... (TC Kimlik No:...) -
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVA : Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/08/2025
KARAR TARİHİ : 13/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait olmayan ve hukuki geçerliliği bulunmayan bir çek üzerinden, .... esas sayılı dosya ile haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacıya karşı başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe ilişkin imzaya ve borca ve tüm fer'ilerine.... esas sayılı dosyasında itiraz ettiğini takibin geçici olarak durdurulması talep edildiğini, Ancak, icra takibinin durmaması ve haciz tehditleri nedeniyle, davacının alacaklıya ödeme yapmak zorunda kaldığını, Yapılan bu ödeme, geçersiz bir borç için yapıldığını, bu ödemenin sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, Söz konusu çek, herhangi bir gerçek alacak-borç ilişkisine dayanmaksızın el değiştirmişse, bu durumda çekin arkasındaki işlem görünürde geçerli olsa da hukuken geçersiz olacağını belirterek davacı tarafından haksız ve geçersiz bir borç için yapılan ödemenin Türk Borçlar Kanunu m.77 vd. gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödeme tarihi olan 16/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, açıkça .... Esas sayılı dosyası kapsamında ödenen dosya borç bedelinin iadesini talep etmesi ve ödediği 1.932.068,98 TL tutarındaki bedeli dava dilekçesinde açıkça zikretmesi karşısında, talep konusunun bölünebilir olmadığının açık olduğunu, dolayısıyla, menfi tespit davasının tamamlayıcı niteliğinde bulunan istirdat davasının ‘şimdilik’ kaydı konularak kısmi dava olarak açılması mümkün olmadığını, davacı, .... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada da imzaya itiraz ettiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde, çek altındaki imzanın davacı/borçluya ait olduğu tespit edildiğini, Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan, borçlu olunmadığı ispat yükü davacı/borçluya ait olduğunu, borçlunun, çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava kambiyo senedi üzerindeki imza inkarına dayalı olarak icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadına ilişkindir.
.... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 1.487.350,00 TL asıl alacak ve ferileri toplamı 1.640.547,05 TL üzerinden 29/04/2025 günlü 1.500.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı anlaşılmıştır.
.... sayılı ilamında, "...Bunun yanında dar yetkili olan İcra Mahkemeleri tarafından verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Bu nedenle bu mahkemede yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkeme bakımından bağlayıcı değildir. Davalının söz konusu rapora itiraz ettiği de gözetildiğinde Mahkemece yeniden ve yukarıdaki bentte belirtildiği şekilde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılmadan salt İcra Hukuk Mahkemesince yaptırılan imza incelemesine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir...." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki ihtilaf takibe dayanak senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığına ilişkin olup, Mahkememizce davacı asılın isticvabına karar verilmesine rağmen celsede hazır bulunmadığı, davacı yanın ise hem 21/11/2025 tarihli dilekçe hem de 13/02/2026 tarihli celsede çek üzerinde grafolog bilirkişi incelemesi yapılmasına dair bilirkişi delinden feragat ettikleri ve dayanmadıkları anlaşılmıştır. İstikrar bulan Yargıtay İlamlarında dar yetkili olan icra hukuk mahkemesinde yapılan imza incelemesinin eldeki davada bağlayıcı nitelikte olmadığı açık olmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacı tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile.... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.