Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bozma sonrası hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti davasında tüm temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararını onadı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin belirli bir dönemdeki hizmet tespiti ve prime esas ücretinin belirlenmesi davasına ilişkindir; Yargıtayın önceki bozma kararında nitelikli işçi ücretinin araştırılması, meslek odaları ve ilgili kuruluşlardan emsal ücret tespiti ile makbuzlardaki ücretin asgari ücrete oranlanarak hesaplanması yönündeki talimatlarına uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararının, tüm tarafların yeni temyiz itirazları reddedilerek usul ve yasaya uygun bulunup onaylandığını belirtmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7790 E.  ,  2025/15688 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2020/14 E., 2022/331 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.08.2008-11.11.2009 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde 1.800,00 TL net ücretle çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinin kanun kapsamında olup olmadığının araştırılmasını, tespit istenen döneme ilişkin işverene ait işyeri kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, Kurum kayıtlarının celp edilmesini, ücret konusunun titizlikle araştırılmasını, davanın reddi gerektiğini talep ve iddia etmiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli 2014/75 Esas, 2017/226 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli 2017/2116 Esas, 2018/1452 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli 2019/313 Esas, 2019/6581 Karar sayılı ilamında; Mahkemece, davacının eğitim durumunun, asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığının, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığının belirlenmesi gerektiği, davacının asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığının belirlenmesi halinde ilgili meslek odası, işçi ve işveren kuruluşları ile TÜİK'ten emsal ücret araştırmasının yapılması gerektiği, davacının sunmuş olduğu makbuzlarda belirtilen ücretin, asgari ücrete oranlanması suretiyle asgari ücretin kaç katı olduğu belirlenerek, bu kat üzerinden talep edilen diğer hizmet dönemi yönünden almış olduğu ücretlerin her bir ay için hesaplanmasıyla çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; kesinleşen işçilik alacağı dosyasındaki karara binaen karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davasını ispat edemediğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.