Kurumun usulsüz oda kaydıyla haksız emeklilik aylığı elde edildiği gerekçesiyle başlattığı icra takibine itirazın iptali davasında, bozma sonrası verilen karara yönelik temyiz itirazının reddiyle kararın onanması.
Özet: Sosyal güvenlik kurumunun, usulsüz Bağ-Kur kaydıyla haksız yere emekli aylığı aldığı iddiasıyla bir kişi hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve tazminat talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, önceki bozma kararına uyarak verdiği bu kararın davacı kurum tarafından temyizi üzerine, yüksek mahkeme, hukuka uygunluk ve kazanılmış haklar doğrultusunda alt mahkemenin kararını onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/13089 E.  ,  2025/15685 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2018/279 E., 2020/147 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde özetle; davacının Bağ-Kur numarası ile emekli olarak, aylık almaya başladığını Başkanlık Teftiş Kurulu tarafından yapılan soruşturma sonucuna göre, davalının geçmişe yönelik olarak odaya usulsüz kayıt, yaptırmak suretiyle Bağkur üyesi olduğunu haksız ve yersiz hizmet süresi kazanarak emekli aylığı almaya başladığını, bunun tespiti üzerine emekliliğin iptal edildiğini yapılan ödemelere ilişkin icra takibi başlatıldığını belirterek davacı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 0...3 Bağ-Kur numarası ile davacı Kuruma kayıtlı olup, yaklaşık 10 senedir emekli maaşı aldığını davacı Kurum tarafından 31.03.2009 tarih ve ... numaralı ihbarname ile daha önce bağlanan yaşlılık aylığının iptal edildiğini, bu sebeple 1998 - 2009 yılları arasında alınan emekli maaşlarının Kuruma iade edilmesi gerektiğini ve işleme gerekçe olarak da oda kaydında yapılan usulsüzlüğün tespit edildiğinin bildirildiğini, davalının Esnaf ve Sanatkarlar Odasında olan üyeliğinin usulsüz olmasının söz konusu olamayacağını, aynı sektörde 30 sene çalıştığını ve sorumluluklarını yerine getirerek aidatlarını ödediğini ileri sürerek yaşlılık aylığının iptali ve ödenen emekli maaşının iadesine ilişkin 31.03.20 09... 9 numaralı Kurum işleminin iptali ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.03.2017 tarihli 2015/1 20... /70 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 14.03.2017 tarihli kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dairenin 27.03.2018 tarihli, 2018/35 Esas, 2018/2585 Karar sayılı kararı ile yersiz   ödendiği  ileri sürülen  sağlık giderleri yönünden, 31.01.2012 tarihine kadar yapılan sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanun'un geçici 45. maddesi gereği talep edilemeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği hususuna işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.