İnşaatta meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden demirci ustasının mirasçılarının maddi ve manevi tazminat davasında kusur ve asgari ücret yerine mesleki ücret tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, bir inşaat şantiyesinde demirci ustasının üçüncü kattan düşerek hayatını kaybetmesi sonucu ailesi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin olayın bir iş kazası olduğuna, davalıların müteveffanın ölümünde kusurlu olduğuna ve haklarında ceza mahkemesince taksirle ölüme sebebiyet vermekten mahkumiyet kararı verildiğine hükmederek, tazminat hesaplamasında merhumun resmi kayıtlarda asgari ücret görünmesine rağmen fiili emsal demirci ustası ücretini esas alarak davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul ettiğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/822 E., 2025/486 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: .... İş MahkemesiSAYISI : 2020/428 E., 2022/389 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi ...'ın 17.05.2019 tarihinde davalı ...'a ait ve davalı ...'un şantiye şefi olarak yaptığı inşaatın 3. katta çalıştığı sırada beton zemine düşmesi sonucunda vefat ettiğini, meydana gelen kaza olayında davalıların asli kusurlu oldukları, olaya ilişkin olarak ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/958 Esas sayılı dosyası ile ceza davası bulunduğunu belirterek müvekkillerinin maddi zararlarının karşılanması amacıyla olay nedeni ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacıların tamamı için toplam 50.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili 31.08.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı eş ... için 700.188,25 TL, oğlu ... için 98.354,20 TL, kızı ... için 26.076,18 TL, kızı ... için 4.674,46 TL, oğlu ... için 2.700,42 TL olarak artırmış, yine aynı dilekçe ile başvurma harcını da yatırmak suretiyle eş Hatice için 75.000 TL, oğlu ... için 20.000 TL, kızı ... için 20.000 TL, kızı ... için 20.000 TL, oğlu ... için 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, iş kazası nedeniyle kusurlarının olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda, 17.05.2019 tarihinde ... ...'ın yapımı sürdürülen öğrenci yurdu inşaatında demirci ustası olarak çalışmaktayken 3. kattan düşerek hayatını kaybettiği, ... ...'ın davalı ...'ın sigortalısı olarak çalıştığı sırada kaza olayının meydana geldiğinden olay 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre bir iş kazasıdır. İş güvenliği uzmanı makine mühendisi - inşaat mühendisi heyeti tarafından ibraz edilen 14.09.2021 tarihli raporda, meydana gelen olayın iş kazası olduğu, davalı ...'ın %50 oranında, dava dışı ... Mahallesi ... Öğrencilerine Yardım Derneğinin %20 oranında davalı - şantiye şefi ...'un %5 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dava dışı ... Mahallesi ... Öğrencilerine Yardım Derneği'nin otoritesi ve kontrolü altında sürdürülen öğrenci yurdu inşaatının taşeron sözleşmesi kapsamında kaba işlerini yapımını üstlenen davalı ... tarafından inşaatın demir, kalıp ve beton işlerinin yapımı sırasında meydana geldiğinden davalı ... ile dava dışı ... Mahallesi ... Öğrencilerine Yardım Derneği arasında asıl - alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalı ...'un da öğrenci yurdu inşaatında şantiye şefi olarak işveren adına denetim ve gözetim yükümlülüğü bulunduğundan ve .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/9 58... /772 Karar sayılı kararı ile davalıların meydana gelen olay nedeni ile taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işledikleri sabit olduğundan cezalandırılmalarına karar verildiğinden bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen rapor dosya kapsamına ve olayın oluşumuna uygun olması nedeniyle hükme esas almaya yeterli bulunmuştur. Bu durumda, meydana gelen iş kazası sonucu ... ...'ın vefatı nedeniyle Mahkememiz tarafından kabul edilen kusur oranları, müteveffanın hak sahibi eşine ve çocuklarına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri ve dosyadaki bilgi ve belgeler nazara alınarak hükme esas almaya yeterli bulunan hesap bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacıların meydana gelen olay nedeniyle maddi tazminat miktarı aşağıdaki şekilde hüküm altına alınmıştır...Somut olayda, davacılar murisi ...'a ait dosya kapsamında ücret ödemesine ilişkin bordro veya belge bulunmadığı, hizmet döküm cetveli prime esas kazancın asgari ücret üzerinden gösterildiği, davalı tanığı ...'ın duruşmadaki beyanında, davacılar murisi ...'ın demirci ustası olarak çalıştığını ve kaza geçirdiğinde 110-120 TL civarında günlük ücret aldığını beyan ettiğini, emsal ücret araştırması ve dosya arasında diğer belge, bilgi ve beyanlar nazara alındığında ve demirci ustası olarak çalışan işçinin asgari ücret ile çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan hükme esas alınan hesap bilirkişisi tarafından TÜİK bildirimindeki ücret miktarı esas alınarak yapılan hesaplamalara itibar edilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır... Somut olayda olduğu gibi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.Bu nedenle, hükme esas alınan kusur raporunda belirtilen kusur oranları nazara alınarak, 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 21/4. maddeleri de göz önünde bulundurularak davalı ...'ın (dava harici asıl işveren kusuru ile birlikte) %70 kusur oranına üçüncü kişi konumunda olan şantiye şefi - ...'un kusurunun yarısı %2,5 eklenmek suretiyle indirimi gereken peşin sermaye değeri oranı %72,50 olduğu, meydana gelen olay nedeniyle davacılara Kurum tarafından bağlanan ilk sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri re'sen hesap bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamalardan düşülmesi sonrasında davacılar .... ..., ... ... ve ...'a Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri düşüldüğünde davacılar ... ..., ... ... ve ...'ın maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacılar ... ve ... yönünden ise resen hesaplanan maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. .. davacıların murisi ...'ın vefatı nedeniyle davacıların zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, dikkat ve özen göstermek konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmeye hedeflenerek günün ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi ile olayın işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak davacılar lehine manevi tazminat miktarı belirlenerek aşağıdaki şekilde hüküm altına alınmıştır...." gerekçesiyle,"Davanın kısmen kabulü ileDavacı ... lehine 579.061,54 TL maddi tazminat, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı ... lehine 87.776,73 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı ... (...) lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı ... (...) lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacı ... lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Davacılar ... (...), ... (...) ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin reddine, Davacılar ... ve ...'ın fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, Davacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde, SGK tarafından davacılara bağlanan gelire ilişkin ilk peşin sermaye değerli gelir tutarları hesap raporu alındıktan ve buna göre taraflarınca maddi tazminat tutarları ıslah edildikten sonra dosyaya gönderildiği dolayısıyla gelir tabloları geç dosyaya girdiğinden mahsup işlemlerinin Mahkemece yapılarak davalarının kısmen kabul edildiği ve bu nedenle kusurları olmadığı halde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hüküm altına alındığı, bu durumun haksız olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenleri ile göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.