İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Sigorta Şirketinin Trafik Kazası Sonrası Olay Yerini Terk Eden Sigortalısından Ödediği Tazminatın Rücuen Tahsiline İlişkin İtirazın İptali Davası
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının sürücüsü tarafından kırmızı ışık ihlali sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olunması ve sürücünün olay yerini terk etmesi üzerine, kazazedeye ödediği 48.741,63 TL tazminat bedelini sigortalısından rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı ise olay yerini terk etmenin tek başına rücu için yeterli olmadığını, ağır kusur veya ek koşulların ispatlanması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/383 EsasKARAR NO : 2026/87DAVA:İtirazın İptaliDAVA TARİHİ:28/02/2022KARAR TARİHİ:10/02/2026Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... -... nolu ... Motorlu Araçlar zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı borçlu ...'un malik sürücüsü olay yeri terk/firari sevk ve idaresinde olduğu ... plakalı araç ile 06.04.2017 tarihinde İstanbul İli ... İlçesi eski ... İlçe ... Müdürlüğü önünde seyir halinde iken ... Sokaktan gelip ... Bulvarı kavşaktaki ışıkta kırmızı ışıkta geçerek aracının ön kısımlarıyla doğru yönde /yolda ve yeşil ışıkta motosikletin sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle savrulan motorda yolu indiren dava dışı sürücü ...'un sevk idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, savrulma sonucunda motorlu araç sürücüsü dava dışı ... yaralandığı, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanmalı ve çok araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip dava dışı ... 'un trafik kazasında uğramış olduğu maluliyetince tazminat bedeli olarak 48.741,63 TL tazminat tutarı, 11.03.2020 tarihinde ilgilisine ödendiği, yapılan ödeme ile müvekkil sigorta şirketi TTK m.1481 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğu, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın sürücüsünün olay yeri terk firari olduğu ve aynı sürücünün olayda asli kusurlu olduğu, meydana gelen olayda sürücünün kaza yerini terk etmesi ve müvekkil sigorta şirketinin kaza nedeniyle oluşan tazminat bedelini ödemesiyle K.T.K ve ZMMS poliçe genel şartnamesi gereği sigortalısının rücu hakkı doğduğu, ....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, yargılama gideri harç ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ZMMS sigortacısı olduğu, prim ödeyip aracın kullanılmasından kaynaklı 3.şahıslara verilen zararlara karşı kendisini sigorta ettirdiğini, davacı kendi sigortalısına yani dava müvekkiline olay yerini terk nedeni ile rücu talebinde bulunduğu, davacının kendi sigortalısına rücu şartlarının oluşmadığını, olay yerini terk tek başına rücu için yeterli olmadığını, kazanın kast derecesinde ağır kusur ile gerçekleşmiş olması gerektiği, kazada kırmızı Işık ihlali iddiası mevcut olduğu kazanın her iki tarafınında kırmızı ışık ihlali yapmadığını beyan ettiklerini, bu nedenle kırmızı ışık ihlali doğru olmadığını, sigorta şirketinin zarardan kendi sigortalısın sorumlu tutabilmesi için olay yerini terk etmeye ek olarak sürücünün alkollü olduğu, sürücü değişikliği yapıldığı gibi durumları oluştuğunu mahkeme önünde ispat etmek zorunda olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporları alınmış dosya arasına kazandırılmıştır. Dava: İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 22.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23.03.2021 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 19.11.2021 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlık; 06.04.2017 günü saat 04:10 sıralarında sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı araç ... sokaktan gelip ... bulvarı kavşağında kırmızı ışıkta geçerek ön kısımları ile, yeşil ışıkta geçen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı motosikletin sol yan kısımlarına çarpmış, çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet ... bulvarı No 230/A önünde yolcu indirmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın arka tampon kısımlarına çarpmış, motosiklet sürücüsü de savrularak ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpmış, kaza yaralanma ve maddi hasar ile sonuçlanmıştır. Davacı ... plakalı aracın ZMM sigortasını düzenleyen şirket olup, aracın işleteni davalı Turan DURMUŞtan kaza nedeniyle Engin KURTa ödemiş olduğu tazminatı rücuen kendi sigortalısı olan davalıdan tahsil etmek üzere icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine durdurulmuş olan icranın devamı için itirazın iptali talebine ilişkindir. Rücu davasında esas olan; sigorta şirketinin ödediği bedelin değil gerçek zararın belirlenerek koşulları mümkünse tazminata hükmedilmesi olacaktır. Bu doğrultuda gerçek zararın tespiti gerekir.Kusur ve olay yeri terk kavramı yönünden alınan çelişkileri giderecek kusur heyet raporu ışığında; ... plakalı araç sürücüsü ...'in K.T.K.'nın Madde 47/b,c Fıkraları; Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre, b) Trafik ışıklarına, c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, Uymak zorundadırlar. Kurallarını ihlal ederek, K.T.K.'nın Madde 84/b Fıkrası; Araç sürücüleri trafik kazalarında, b) Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme, asli kusurunu işleyerek %100 (yüzde Yüz) asli ve tam kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...”ın kazaya neden olan kural ihlali olmaması nedeniyle, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, duraklayan aracın sürücüsü ...'un kural ihlali bulunmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, ve son olarak motosiklet yolcusu ...'un kural ihlali bulunmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığına ilişkin rapor içeriği benimsenmiştir.Dosya içeriğinde yer alan kaza tutanağı veya olaylar içeriğinde de, kazaya neden olan kusurlu araç sürücüsünün kaza mahallinde olmadığı, orayı terk ettiği sonucuna ulaşılmıştır.Kara yolları Trafik Kanunu’nun 85/1 inci maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş ve kanun koyucu 91/1 inci maddede işletenlerin, bu Kanun’un 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarını zorunlu kılmıştır.2918 sayılı Kanun’un 95 inci maddesi ile sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği hüküm altına alınmıştır. Burada düzenlenen rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesi ilişkisinden almaktadır. Eş söyleyişle; bu rücu hakkının kaynağını halefiyet ilkesinden almamakta, sözleşme ve Kanun gereği sigorta ettirene karşı defi hakkı bulunan sigortacının, bu hakka dayanarak kendi akidine dönmesini sağlamaktadır (Işıl Ulaş: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s:1010 ). Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.Genel Şartların B.4 maddesinde sayılan hâllerden biri de tazminatı gerektiren olayın, Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hâlidir (md. B.4/3-f).Bu düzenlemeye göre, tazminatı gerektiren olay, sürücünün belirlenen haller dışında olay yerini terk etmesi sonucunda meydana gelmişse sigortacı üçüncü kişilere zorunlu mali mesuliyet sigortası çerçevesinde ödediği tazminatı akidi olan sigorta ettirene rücu edebilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/4-1129 esas 2023/1234 karar sayılı ilamı)Bu doğrultuda olay yerini terk nedenine dayalı rücu koşullarının bulunduğunun kabulü gerekmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirmede; dosyada Prof. Dr. ... Hastanesi tarafından düzenlenmiş Engelli Sağlık Kurulu raporu dışında maluliyeti gösterir belge bulunmadığından anılan hastane tarafından belirlenen %7 engel oranı üzerinden kazalının sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zararı hesaplanması gerekmiştir. Ödeme tarihindeki verilere göre hak sahibi ...'un sürekli iş gücü kaybına dayalı olarak maddi zararı 101.424,48-TL olarak belirlenmiştir. Davacı tarafından ise kazalıya 48.741,63-TL ödeme yapılmıştır. Kazalının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zarar tutarı olan 101.424,48-TL davacı tarafından yapılan ödemenin üzerinde olduğundan, davacının ödediği 48.741,63-TL.nın tamamı talep edilebilir alacak olarak kabul edilecektir. Diğer yandan; "Davacı, halefiyet ilkesi gereği ödediği tutarı ayrıca bir ihtar ve ihtara gerek kalmaksızın ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte talep hakkına sahiptir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/990 E sayılı emsal kararında “...Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Sigortacı tarafından halefiyet ilkesine dayalı olarak açılan rücu davalarında uygulanacak temerrüt faizi oranı, halefiyet ilkesi çerçevesinde saptanmalıdır. Diğer bir deyişle, bu dava sigorta ettiren tarafından açılsa idi o dava sebebiyle hangi oranda temerrüt faizi istenebilecek ise bu davada da aynı oranda temerrüt faizi istenebilecektir. Somut olayda davacı sigortacının halefi olduğu sigortalısının aracı hususi araçtır. Bu durumda onun halefi sıfatıyla hareket eden davacı sigortacı da temerrüt faizi olarak asıl zarar görenin isteyebileceği yasal faiz isteyebilecektir..” demektedir. Somut olayda sigortalı aracın kullanım şekli ticari gözüktüğünden davacının ödeme yaptığı tarihten icra takip tarihine kadar geçen dönemde rücuan talebi mümkün olacak için ticari avans faiz oranlarına göre faiz hesabı yapılacaktır. Buna göre; isteyebileceği 48.741,63-TL asıl alacak ile 7.075,32-TL işlemiş faiz olacaktır. Gerçek zarar rapor sonucunda ortaya çıktığından davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddi gerekmiştir.Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Dairesi 2021/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İcra inkar tazminat talebinin reddine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.812,86-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 674,14-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.138,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 680-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 754,84-TL ilk gider, 23.446,50-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 24.201,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2026Katip ...E-imzalıdır Hakim ..E-imzalıdır .