Ölüm aylığı kesilmesi davasında, boşanılan eşle aynı evin farklı katlarında yaşamanın fiili birliktelik sayılmayacağı ve aylığın yeniden bağlanması gerektiğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Daha önce Yargıtay tarafından, davacının boşandığı eşiyle aynı evin farklı katlarında ikamet etmesinin ölüm aylığı kesilmesini gerektirecek eylemli birliktelik olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak davacının ölüm aylığının yeniden bağlanmasına hükmeden ilk derece mahkemesi kararı, davacı lehine kazanılmış hak oluşturduğu ve bozma kapsamına uygun olduğu için davalı kurumun temyiz itirazları reddedilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/557 E., 2023/15 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, davacının davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine ve davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu iddia ederek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli 2020/385 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli 2021/269 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairenin 22.09.2022 tarihli 2022/7196 Esas, 2022/11102 Karar sayılı ilamında; Somut olayda, ... davacının eski eşinin 08.12.1989 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıktan sonra Almanya’da evlendiği, eski eşin Almanya’daki eşini de zaman zaman Türkiye’ye getirdiği, Türkiye’ye geldiği vakitlerde eski eşin Alman eşi ile birlikte, ... davacının da müşterek oğluyla birlikte ikamet ettiği, kendisine ait evin üst katında kaldığı anlaşıldığından evin farklı katlarında yaşamanın “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olarak değerlendirilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacının boşandığı eşiyle fiili birliktelik yaşadığının dosyadaki deliller nazarında ispatlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali, kesilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.