Arsa tahsisi iptali nedeniyle eksik iade edilen bedel ve değer kaybı tazminatı taleplerinde, yeni yönetmelik hükümlerine göre iade bedeli hesaplama esasları uyuşmazlığı.
Özet: Tahsis edilen arsanın iptali üzerine eksik iade edilen bedel ve değer kaybı talep eden davacının açtığı davada, ilk derece mahkemesi davacıyı haklı bularak her iki talebi de faiziyle kabul etmiş; ancak istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi, iptal tarihinde geri ödenecek bedelin hesaplanma şekline dair net bir düzenleme olmamakla birlikte, sonrasında yürürlüğe giren ve iade tarihinde geçerli olan 2018 tarihli yönetmelik değişikliğinin esas alınması gerektiği sonucuna vararak, bu doğrultuda yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/155 E., 2024/1452 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/491 E. 2019/495 K. Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Odası ... ve.... ... Bölgesi (...) sınırları içerisinde bulunan 1005 11... parselin tahsisinin davacı adına yapıldığını, buna dair 25.06.2010 tarihli 510.477,02 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalı ... tarafından gönderilen 15.02.2018 tarihli yazı ile davacı adına yapılan tahsisin iptal edildiğinin bildirildiğini, davacıya iptal edilen tahsis nedeniyle toplam 425.606.50 TL ödeme yapıldığını, iptal edilen tahsis bedelinin tamamının davacıya iade edilmediğini, iptal edilen tahsisin bugünkü değeri ile 2010 yılındaki değeri arasındaki değer artışı nedeniyle davacının uğradığı değer kaybının da tazmin edilmesi gerektiğini belirterek dava konusu yerin tahsis işleminin iptali nedeniyle eksik iade edilen arsa tahsis bedeli olarak şimdilik 500,00 TL, davacının uğradığı değer kaybı olarak şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsisin iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 07.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile değer kaybı talebini 1.156.931,41 TL’ye, eksik iade edilen arsa tahsis bedeli talebini 84.840,52 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacıya bölgedeki arsa tahsis işleminin 06.10.2006 tarihinde yapıldığını, davacı tarafından ödemelerin süresinde yapılmadığını, zaman zaman ara ödemelerle faiz farklarının kapatıldığını, davacı tarafından yapılan yönetim aidatı ve altyapı katılım payı ödemelerinin davacı tarafa ödenecek arsa tahsis iade bedelinden mahsup edildiğini, davacı katılımcının arsa tahsis talebinin ... mevzuatında öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmemesi dolayısıyla iptal edildiğini, bu iptal dolayısıyla ödenecek arsa tahsis iade bedelinin de yine iptal tarihinde yürürlükte olan mevzuatın 110. maddesi ile tespit edildiğini, buna göre ...’nin katılımcıya ödediği bedeli aynen iade etmek dışında faiz ve sair tazminat ödeme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının gerçek kişi olması ve KDV mükellefi olmaması nedeniyle kendisine ayrıca KDV ödemesi yapılmadığını, arsa tahsisinin iptali nedeni ile hesaplanan bedelin 21.09.20 18... .09.2018 tarihlerinde iki etapta davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirilen kararıyla davanın kabulü ile 84.840,52 TL'nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödemesine, değer kaybına ilişkin olarak 1.156.931,41 TL’nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödemesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...’nin arsa tahsisini ancak bedelini iade etmek kaydıyla iptal edebileceğinin eski ve yeni yönetmelik hükümleriyle sabit olduğu, davalı ...'nin davacıya arsa bedeli iadesi olarak 21.09.20 18... .09.2018 tarihlerinde toplam 425.606,50 TL ödediği, ödeme tarihlerinde 2018 tarihli değişik yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu, davaya konu iptal tarihi itibarıyla arsa tahsisinin ... tarafından iptali halinde iade edilecek bedelin hesaplanma tarzının kanun ve yönetmelikte belirli olmadığı, iptal tarihi itibarıyla yürürlükteki yönetmelikte sadece tahsis edilen kişi/kurumun kendisinin sözleşmeyi iptal etmesi (arsayı iadesi) halinde iade edilecek bedelin hesaplanma tarzının düzenlendiği ancak davaya konu iptal kararından hemen sonra yürürlüğe giren ve ...'nin ödeme tarihinde yürürlükte olan Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110. maddesinin 3. fıkrası nazara alındığında yönetmelik çıkaran idarenin iradesinin iade edilecek bedelin nasıl hesaplanacağını açıklığa kavuşturmak ve bu konudaki boşluğu doldurmak olduğunun da anlaşıldığı, dava konusu olan ve iadesi gereken bedelin artık Uygulama Yönetmeliğinin 2018 tarihli değişik 110. maddesi 3. fıkrası nazara alınarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığından bilirkişi heyetinden 10.06.2021 tarihli ek rapor alındığı, davacıya tahsis edilen arsanın tahsisinin iptal edilmesi nedeniyle, davacı tarafından sadece arsa bedeli olarak 25.06.2010 tarihli fatura kapsamında ödendiği anlaşılan 510.477,02 TL'nin, tahsisin iptal edildiği tarih itibarıyla ve 2018 tarihli değişik ... Uygulama Yönetmeliği'nin 110/3. maddesi kapsamında güncellenmiş değerinin 1.207.394,63 TL olduğu, bu miktardan ödenen 425.606,50 TL'nin mahsubu sonucunda davacının talep edebileceği ve eksik ödenen arsa bedelinin 781.788,13 TL olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabülü ile hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 781.788,13 TL'nin arsa tahsis kararının iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.02.2023 tarihli ve 2021/22295 Esas, 2023/1477 Karar sayılı ilamıyla eksik iade edilen arsa tahsis bedeline ilişkin 84.840,52 TL'nin tahsis iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiği, 15.02.2018 arsa tahsisinin iptali tarihinde yürürlükte olan ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği arsa tahsisinin iadesi başlıklı 110. maddesinin arsa tahsisinden vazgeçme halinde bedel iadesine ilişkin ise de katılımcının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle tahsisin iptal edildiği halde evleviyetle uygulanması gerektiği, arsa tahsisinin iptali sebebiyle ...'nin, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını faizsiz iade etme yükümlülüğü bulunduğu benimsenmek suretiyle arsa tahsisi için davacı tarafından davalı ...’ye ödenen toplam (510.477,02 TL) tutardan 15.02.2018 tarihinde arsa tahsis iptali nedeni ile davalı ...'nin davacıya iade ettiği (425.606,50 TL) tutar mahsup edilerek eksik iade edilen tutarın (84.870,52 TL ancak taleple bağlı kalarak 84.840,72 TL) iadesine hiçbir güncelleme yapılmaksızın karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.02.2018 arsa tahsisinin iptali tarihi itibariyle ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 110. maddesindeki "Katılımcı, peşinatı yatırmış ve yıllık taksitlerini ödemiş olduğu halde, inşaata başlama süresi sonuna kadar veya inşaata başladıktan sonra dilediği zaman parsel alımından vazgeçerek isteği ile yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerini geri isteyebilir. ..., katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını iade eder. Söz konusu para arsanın geri alınma tarihinden itibaren ilk mali yılda bütçeye konularak ödenir. Katılımcı bunun dışında hiçbir surette faiz ve tazminat talep edemez. Bu şekilde arsayı almaktan vazgeçerek paralarını alan katılımcıların yeniden müracaat etmesi halinde hiçbir öncelik hakları olamaz." şeklindeki düzenlemenin 18.11.2015 tarih ve 29536 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile mülga olduğu ve 15.02.2018 tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı gerekçesiyle bozma ilamına karşı direnilmesine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 781.788,13 TL'nin arsa tahsis kararının iptal tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bedelin fahiş olarak belirlendiğini, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... Bölgesindeki arsa tahsisinin iptali nedeniyle eksik iade edilen bakiye arsa tahsis bedeli ile ödenen bedelin değer kaybından dolayı güncellenmiş değeri ve arasında oluşan farkın ödetilmesi istemine ilişkindir. 18.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 29. maddesi ile ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 110. maddesi "(1) Katılımcı, istediği zaman parsel tahsis işleminden vazgeçebilir.(2) Katılımcı, inşaatını süresinde ya da verilen ek süre içinde bitirmediği takdirde; temel atmış veya temel inşaatını bitirmiş olsa bile ..., tahsisi iptale yetkilidir.(3) Her iki durumda ödenecek arsa bedeli; müteşebbis heyet/genel kurulca karara bağlanması şartı ile tahsis bedelinin ödenen kısmına, ödeme tarihleri dikkate alınarak iade/iptal tarihine kadar geçen süre için Maliye Bakanlığınca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranı üzerinden hesaplanan tutarın ödenen tutara eklenmesi ile bulunan tutarı geçmemek üzere ... tarafından belirlenir. Söz konusu tutar, arsanın geri alınma tarihinden itibaren ilk mali yılda bütçeye konularak şubat ayı içerisinde katılımcıya ödenir. Katılımcı bunun dışında hiçbir surette faiz ve tazminat ile iptal tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için de faiz talep edemez. Bu şekilde iade/iptal işlemi yapılarak paralarını alan katılımcıların yeniden müracaat etmesi halinde hiçbir öncelik hakları olmaz." şeklinde değiştirilmiştir. Dairemizce her ne kadar 15.02.2018 arsa tahsisinin iptali tarihinde yürürlükte olan ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği arsa tahsisinin iadesi başlıklı 110. maddesinin arsa tahsisinden vazgeçme halinde bedel iadesine ilişkin ise de katılımcının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle tahsisin iptal edildiği halde evleviyetle uygulanması gerektiği, arsa tahsisinin iptali sebebiyle ...'nin, katılımcının o güne kadar yatırmış olduğu arsa tahsis bedellerinin toplamını faizsiz iade etme yükümlülüğü bulunduğu benimsenmek suretiyle arsa tahsisi için davacı tarafından davalı ...’ye ödenen toplam (510.477,02 TL) tutardan 15.02.2018 tarihinde arsa tahsis iptali nedeni ile davalı ...'nin davacıya iade ettiği (425.606,50 TL) tutar mahsup edilerek eksik iade edilen tutarın (84.870,52 TL ancak taleple bağlı kalarak 84.840,72 TL) iadesine hiçbir güncelleme yapılmaksızın karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiş ise de; davaya konu arsa tahsisinin 15.02.2018 tarihinde iptal edildiği, iptal tarihinde yürürlükte olan ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin 110. maddesinde iptal halinde ödenecek arsa bedelinin tahsis bedelinin ödenen kısmına, ödeme tarihleri dikkate alınarak iade/iptal tarihine kadar geçen süre için Maliye Bakanlığınca her yıl belirlenen yeniden değerleme oranı üzerinden hesaplanan tutarın ödenen tutara eklenmesi ile bulunan tutarı geçmemek üzere ... tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince alınan 07.06.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı tarafından iade edilen bedelin 425.606,50 TL olması sebebiyle, iadesi gereken eksik tutarın 84.840,52 TL olduğu, davacının ödediği bedelin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki yıllara göre değerleme oranına göre artışlı tutarının tahsis işleminin iptal edildiği 15.02.2018 itibariyle 1.207.394,63 TL olarak hesaplandığı, davacıya 425.606,50 TL ödeme yapıldığından bu bedelin mahsubu ile bakiye tutarın 781.788,13 TL olarak hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda açıklanan mevzuata uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.