İş kazası sonrası geç ödenen tazminatın enflasyon ve ekonomik koşullar nedeniyle uğradığı değer kaybından kaynaklanan munzam zarar talebi ve bu zararın somut ispat yükü üzerine istinaf incelemesi.
Özet: İş kazası sonucu kesinleşen maddi ve manevi tazminat alacağının uzun süren yargılama ve ödemedeki gecikme nedeniyle enflasyon, döviz kurları ve asgari ücret artışlarından kaynaklanan değer kaybı yaşadığını iddia ederek aşkın (munzam) zarar talebinde bulunan davacının davasında, ilk derece mahkemesi, munzam zararın genel ekonomik olumsuzluklar ve yargılamanın uzun sürmesi dışında, davacının kendi durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiğini belirtmiş; davacının bu zararı temerrüt faizini aşar şekilde somut olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7799 E.  ,  2025/15263 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/271 E., 2025/399 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/261 E., 2024/456 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı 11.03.2010 tarihinde yaşanan iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezliğe uğradığını, işverene karşı maddi ve manevi tazminat istemli açılan davanın kısmen kabul edilerek müvekkilinin hak kazandığı maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verildiğini, kararın istinaf ve temyiz kanun yolu incelemesinden geçerek 28.11.2023 tarihinde kesinleştiğini, ilama dayanılarak başlatılan icra takibi sonucunda 05.03.2024 tarihinde alacağın işlemiş faiziyle birlikte ödendiğini, iş kazasının yaşandığı 11.03.2010 tarihi yerine ödemenin 05.03.2024 tarihinde yapılması sebebiyle enflasyon, döviz, altın kuru ve asgari ücret artışları da dikkate alındığında alacağın değer kaybına uğradığını ve munzam zararın doğduğunu ileri sürerek aşkın (munzam) zarardan kaynaklanan tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; müvekkili aleyhine ikame edilen munzam zarar nedeniyle alacak davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddiasına konu dava yönünden hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazı definde bulunduklarını, davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından ikame edilen iş bu davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, aşkın zarar davası TBK hükümlerinden kaynaklandığı için İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılamayacağı kanaatini taşıdıklarını, davacı taraf ... Asliye Hukuk Mahkemesi ( İş Mahkemesi sıfatıyla) 2015/5 54... /54 Karar sayılı dosyasının ilamının dayanak teşkil ettiği ... İcra Müdürlüğünün 2019/3768 Esas sayılı dosyasından müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını, bunun neticesinde müvekkili şirketin alacaklı tarafa 620.223,10 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara hukuken itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı taraf huzurdaki davayı TBK madde 122 hükmüne dayandırdığını, aşkın zararın istenebilmesi için borçlunun kusuru olmasının arandığını, temerrüde düşen borçlu bu sonucu bilerek ve isteyerek yapmışsa borçlunun kastından bahsedileceğini, somut olayda müvekkili şirketin kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının bu konuda herhangi bir zararının söz konusu olmadğını, bu konuda davacı tarafın illiyet bağının ve zararının da ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın iddialarının tamamen varsayıma dayalı olduğunu, paranın geç ödenmesi yargılamanın uzaması nedeniyle ortaya çıkan gecikmeden kaynaklandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığından kasıtla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..dava konusu somut olayda davacının açmış olduğu ... 12. İş Mahkemesi'nin 2020/1 46... /345 Karar numaralı ilamı ile hükmedilen işçilik alacaklarının çok uzun süre sonrası 11.11.2022 tarihinde ödenmiş olması nedeni ile davacının munzam zararının olduğunu belirtmiş ve dava dilekçesi dikkate alındığında, zararının açıklaması olarak enflasyonun yükselmesi ve davacıların parayı zamanında alabilmesi halinde döviz ya da altın gibi yatırım araçları ile değerlendirebileceğini ve ne şekilde değerlendirirse değerlendirsin işçi alacağı dosyası ise hükmedilen faizden daha fazla getirisi olacağını belirtmiştir.
Munzam zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir.Dava dilekçesinde dikkate alındığında munzam zararı ile ilgili neden olarak yargılamanın uzun sürmesi nedeni ile ülkemizdeki enflasyonist ortamı göstermiştir.... kesinleşen mahkeme ilamı akabinde davalı tarafından ödenen ana para yanında temerrüt faizini aşan zararın, davacı tarafından kendi durumuna özgü şekilde somut olarak ispat edilememiş olması nedeni ile dava reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin 11.03.2010 tarihinde yaşanan iş kazası sebebiyle hak kazandığı maddi ve manevi tazminatları 05.03.2024 tarihinde tahsil edebildiğini, enflasyon, döviz, altın kuru ve asgari ücret artışları dikkate alındığında alacağın geç ödemesi sebebiyle oluşan değer kaybından kaynaklı munzam zararın doğduğunu, alacağın önemli ölçüde değer kaybına uğradığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 11. Hukuk Dairesi ile Anayasa Mahkemesinin emsal kararları dikkate alınarak araştırma yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kazalı sigortalının munzam zarar istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenleri ile göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.