4. Hukuk Dairesinden trafik kazası sonrası sigorta şirketine açılan sürekli iş göremezlik tazminatı davasında maluliyet raporunun geçerliliği ve uygulanacak mevzuat hakkında açıklayıcı içtihat.
Özet: Bu hukuki belge, 12.12.2021 tarihli trafik kazası sonucu malul kalan yayanın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta şirketine açtığı davada; uyuşmazlık hakem heyeti maluliyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, itiraz hakem heyeti ise sigorta şirketine geçerli başvuru şartının yerine getirilmediğini belirterek davayı usulden reddetmiştir. Davacı vekili, üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalından alınan raporun kaza tarihinde yürürlükteki "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun ve hükme esas alınmaya elverişli olduğunu savunarak itiraz etmiş, yüksek mahkeme de maluliyetin doğru biçimde belirlenmesi için ilgili mevzuata uygun rapor alınması gerektiğine dikkat çekmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/796 D. İş, 2023/800 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : İHK-2023/56859SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2023/368582İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 12.12.2021 tarihinde davacı yayaya davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmaması sebebiyle talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine geçerli bir başvuru yapılmadığından tahkim yoluna başvurmak için dava şartı oluşmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sundukları maluliyet raporunun üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı tarafından alanında uzman öğretim üyelerince davacı muayene edilerek ve iyileşme süreçleri dikkate alınarak kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli bu rapor ile karar verilmemesinin yerinde olmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından geçerli bir neden olmadan ve hasta muayene edilmeksizin oluşturulmak istenen heyetten rapor alınmasının da yerinde olmadığını belirterek kararın bozulması istemi ile kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... şirketince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 12.12.2021 olmasına göre davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 12.06.2023 tarihinde verdiği rapor, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde cetvel bulunmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre üç adli tıp, bir de fizik tedavi uzmanı tarafından tedavi evrakları incelenerek ve davacı muayene edilerek düzenlendiği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişlidir. Bu sebeple söz konusu rapor değerlendirilerek zarar kapsamı belirlenmeli sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalıdır, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.