İş kazası sonucu ölümlü trafik kazasında destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davada davalıların zaman aşımı, yetki ve kusur itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 25.06.2018 tarihinde meydana gelen ve bir sürücünün ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının iş kazası niteliğinde olduğunu iddia eden mirasçıların, davalı şirketlerden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepleri üzerine açılmış bir dava olup; davacılar toplamda 451.310,25 TL tazminat isterken, davalılar kazanın iş kazası olmadığını, kendi kusurları bulunmadığını, yetkisizlik ve zamanaşımı itirazları ile davanın reddini talep etmektedirler.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1277 E., 2023/1473 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş MahkemesiSAYISI : 2021/512 E., 2023/138 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, dava dilekçesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile 25.06.2018 tarihinde ... sürücü ... ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı hafriyat yüklü kamyon ile Kozanlı mevkii ...Mahallesi .... Sokak üzerinde gül serası önünde doğudan batıya geri manevra yaptığı esnada stabilize yoldan çıkarak, tavanın üzerine ters devrilerek su kanalına girmesi, sürücü ... ...'in ölmesi sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... Adli Tıp Kurumunun 31.10.2018 tarih ve ...sayılı otopsi raporunun sonuç kısmında: ölümün ''kanda alkol bulunmadığı, idrarda uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunmadığına dair'' rapor verilerek kişinin ölüm nedeni hakkında otopsiyi yapan doktorlardan görüş alınmasının uygun olacağı belirtildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.11.2018 tarih ve ... sayı numaralı raporunun sonuç kısmında adli tahkikat, harici muayene, otopsi toksikolojik ve histopatolojik inceleme sonucunda kişinin suda boğulma sonucu ölmüş olduğunun bildirildiğini, müşteki ...'in 27.11.2018 tarihinde alınan beyanında ölen kişinin eşi olduğunu ve eşinin çalışmış olduğu şirketten davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, açıklanan bütün sebepler ve davacının mağduriyeti göz önünde bulundurulduğunda işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iş kazası sonucu ölüm nedeniyle, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatı ile (şimdillik 100,00 TL) 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2.Davacı vekilinin 23.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebi 351.310,25 TL olarak artırılmıştır.II. CEVAP1.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, haksız fiilin gerçekleştiği tarihin 25.06.2018 olduğunu, davacı yanın işbu davasını 13.10.2021 tarihinde ikame ettiğini, işbu davanın ikame edilebileceği nihai tarihin 25.06.2020 tarihi olduğunu, davacı yanın bu tarihten çok sonraki bir tarihte davasını ikame etmekle talep ettiği hak ve alacaklarının zaman aşımına uğradığını bir anlamda kabul ve ikrar ettiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin 286/7 Sok. No:19 ... Mahallesi, ../... olduğunu, yukarıda yer verdikleri kanunun amir hükmü uyarınca işbu davanın ... Mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, müteveffanın uğradığı trafik kazasının aslında bir iş kazası olup olmadığının şüpheli olduğunu, zira mesai saatleri dahilinde uğranılan her trafik kazasının bir iş kazası niteliği taşımadığını, bu nedenle müteveffanın gerçekten bir iş sözleşmesine tabi olarak yükümlendiği bir işin doğrudan ifası esnasında anılı trafik kazasını geçirip geçirmediğinin araştırılması gerektiğini, gerekirse bu uğurda taraflara mevcut kazanın bir iş kazası olup olmadığının tespiti için ayrıca bir dava ikame etmeleri hususunda yasal mehil tanınması gerektiğini, davacı yanın 100.000,00 TL tutarında manevi tazminat talep etmiş olduğunu, müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusurun söz konusu olamayacağını, açıklanan nedenlerle; yetki itirazlarının kabulüne, dosyanın yetkili yer olan ... Nöbetçi İş Mahkemesine tevdine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde, iş kazası nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğunun niteliğinin kusur sorumluluğu olduğunu, işverenin kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağı yoksa iş verenin sorumluluğunun olmadığını, işbu aracın müvekkili şirketin ihmali ve kusuru nedeniyle devrilmediğini, müteveffanın başka bir yoldan manevra yapma imkanı varken yapmamasının kendi tecrübe ve deneyimine güvenip diğer yolu kullanması neticesinde kazanın meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 84/j hükmü gereği araç sürücüleri trafik kazalarında manevra düzenlenen genel şartlara uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar hükmü gereği kazazedenin asli kusurlu olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili tarafından davacıya iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, iş kazası sonrasında davacıya ve diğer mirasçılara aracın sigortacısı tarafından ödemeler yapıldığını, davacının alacaklarını kabul anlamına gelmemek ile birlikte zaman aşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. Dava, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 25.06.2018 tarihinde kazazede ... ...'in sevk ve idaresindeki hafriyat kamyonunun stabilize yoldan çıkarak tavanın üzerine ters devrilerek su kanalına girmesi üzerine boğularak vefat etmesi sonucu iş kazası meydana gelmiştir.SGK denetim raporuna göre davalı ... Şirketinin kusuru %50, ... Şirketinin kusuru %50 oranındadır. 08.04.2022 tarihli rapora göre kazazede ... %20, davalı ... %40 davalı ... %40, 02/08/2022 tarihli rapora göre kazazede ... %20, davalı ... %40 davalı ... %40 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 13.01.2023 tarihli rapora göre davacının maddi zararı 351.310,25 TL olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir...Davacının yaşı, kazadaki kusur durumu, maluliyet oranı, davacının sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir..." gerekçesiyle,"Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile net 351.310,25 TL'nin kaza tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile net 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren avans faizini geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne verilen kararın tarafınca kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazada aracın müvekkili şirketin ihmali veya kusuru nedeniyle devrilmediğini, müteveffanın başka bir yoldan manevra yapma imkanı varken yapmaması, tecrübe ve deneyimine dayanarak kendisine olan güveniyle diğer yolu kullanması neticesinde kazanın meydana geldiğini, iş kazasının sadece iş yeri çalışanı olmayan üçüncü kişinin veya kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana gelmesi halinde işverenin nedensellik bağı kesildiğinden dolayı kazadan sorumlu tutulamayacaklarını, olayda işçinin kendi ağır kusuru nedeniyle meydana gelen kazadan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, kazazedenin Karayolları Trafik Kanunu madde 67... uyarınca açıkça asli kusurlu sayıldığından illiyet bağının bu ağır kusur neticesinde kesildiğinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı lehine hesaplanan ve hüküm altına alınan tazminatın son derece fahiş olduğunu, müteveffanın kusuru, yaşı, ücreti, eğitim durumu gibi hususlar nazara alındığında aleyhe hükmedilen alacağın kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca müteveffanın bakiye ömür süresi üzerinden bilirkişi marifeti ile hesaplama yapılması ve bu hesaba göre de aleyhe hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacının ömür boyu çalışacağı düşüncesine dayalı bir alacağın taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda müteveffanın gelirinin 1/2'lik kısmının davacıya bırakacağı düşüncesi ile yapılan hesaplamanın ve bu hesaplamaya göre kurulan hükmün de kabulünün mümkün olmadığını, davacının evlenme ihtimalinin hiç yokmuş gibi kabul edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, SGK tarafından bağlanan ve davacının alabileceği aylıklarının tamamının hesaplamada nazara alınmaması, sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödemenin destek tazminatından mahsup edilmesi gerektiğini, hatalı ve eksik tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının iddia ettiği alacakların tümünün zaman aşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu, davacıya hem SGK tarafından yapılan ödemeler hem de özel sigorta tarafından yapılan ödemeler nazara alınmaksızın verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.2.Davalı ...Akaryakıt Maden Gıda San. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde, alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirkete atfedilen %40 kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket asıl işveren olup müteveffanın alt işveren olan ... Şirketinde işçi olarak çalıştığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketlerin kusur oranlarının %40-%40 olarak ayrı ayrı belirlendiğini, müteselsil kusur belirlemesinin bulunmadığını, davacının ıslah dilekçesi ise toplam tutar üzerinden müteselsil olarak davayı ıslah ettiğini, işbu ıslah dilekçesine göre karar verildiğini, yerel Mahkemece hüküm kurulurken davalı başına düşen tutar oranında hüküm kurulması gerektiğini, aktüerya hesabının hatalı hazırlandığını, davayı kabul ve ikrar ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla, hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilebilecek pasif dönem hesabının müteveffanın asgari ücret üzerinden emekli olabileceği gözetilerek muhtemel yaşam süresi sonuna kadar yapılması gerektiğini, 2023 yılı için belirlenen asgari ücretin brüt 10.008,00 TL olduğunu, bu durumda 2018 - 2019 (6 ay) döneminden 2033 - 2034 dönemine (7,5 ay) kadar dönemine kadar geçen süre zarfında pasif döneme karşılık gelen peşin değerin 1.816.452,00 TL olup; kusur indiriminin ertesinde bakiye tutarın 363.290,40 TL olduğunu, davacıya SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin bilirkişi raporunda belirtildiği haliyle mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği yasal tutarın 182.109,10 TL olacağını, pasif dönem hesabı hatalı olup dolayısıyla yerel Mahkemenin işbu rapora göre verdiği karar hatalı olduğunu,hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.A)Davalı ... vekili ile davalı ...Akaryakıt Maden Gıda San. Tic. A.Ş. vekili tarafından davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden,1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.B)Davalı ... vekili ile davalı ...Akaryakıt Maden Gıda San. Tic. A.Ş. vekili tarafından davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden,Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen her bir miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekili ile davalı ...Akaryakıt Maden Gıda San. Tic. A.Ş. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davalı ... vekili ile davalı ... Gıda San. Tic. A.Ş. vekili tarafından davacı yararına hükmedilen maddi tazminat tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerine yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.