Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, dış cephe çalışması sırasında yaşanan kazanın iş kazası olarak tespiti ve işçi-işveren ilişkisinin varlığına ilişkin temyiz başvurusunu değerlendiriyor.
Özet: Bu dava, davacının 22.08.2019 tarihinde bir inşaatın dış cephesinde çalışırken iskeleden düşerek ağır yaralanması olayının iş kazası olarak tespit edilmesi istemine dayanmaktadır. Davacı, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, kazanın işveren baskısıyla bildirilmediğini ancak ambulans kayıtlarında iş kazası olarak geçtiğini belirterek maddi ve manevi zararının karşılanmasını talep etmiştir. Davalı şirket ve Sosyal Güvenlik Kurumu ise, davacının beyanlarındaki çelişkiler, illiyet bağının kurulamaması ve işçi-işveren ilişkisinin şüpheli olması nedeniyle davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi davayı reddetmiş; davacı vekili, tanık ifadeleri ve ambulans kayıtlarının iş kazasını ve işçi-işveren ilişkisini doğruladığını iddia ederek kararların bozulmasını talep etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/9878 E.  ,  2025/13364 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/620 E., 2025/1898 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/176 E., 2025/15 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalışmaktayken 22.08.2019 tarihinde iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin kaza tarihinde davalı ...'e ait inşaatın dış cephesinde çalışırken 3-4 metre yükseklikteki iskele üzerinden ayağının üzerine düşerek iş kazası geçirdiğini ve ağır şekilde yaralandığını, sol ayak topuğunun parçalandığını sol ayak topuğuna 8 adet vida, 1 adet plaka ve 2 tane implater atıldığını, sol ayağında güç ve performans kaybı meydana geldiğini, davacının davalının baskısı üzerine bu olayı iş kazası olarak söyleyemediğini, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve Özel ...Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi aciline ambulans ile kaldırıldığını, ambulans kayıtlarında iş kazası olarak geçtiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde hiçbir iş güvenliği eğitimi almadan çalıştığını, iş başı eğitimi yaptırılmadığını, müvekkiline zorunlu iş ekipmanları verilmediği için kazanın meydana geldiğini, iş kazası sonrasında davalı şirketin iş kazası bildiriminde dahi bulunmadığını, müvekkili ile ilgilenilmediğini, müvekkilinin bu kaza sonucu sol ayağında iş gücü kaybı oluştuğunu, müvekkilinin hem maddi hem de manevi olarak zarara uğradığını, bu nedenlerle dava konusu olayın iş kazası olarak tespiti ile yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili, davacının 21.12.2019 tarihli dilekçe ile geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemiyle kuruma başvurduğunu, davacının iş kazası tarihinde aktif sigortası ile iş kazası arasında illiyet bağının kurulmadığını, davacının ... Mah. ..... Sok. No:...'teki ikamette dış cephe kaplama işinde kendi nam ve hesabına çalışan sigortalı olup olmadığının tespit edilemediğini, kurumca 28.12.2021 tarih ve 2021/413474/104 sayılı araştırma raporu tanzim edildiğini, raporda davacının 15.09.1995 tarihinden itibaren aktif bir şekilde sigortalı olduğunu, kaza geçirdiği tarihte ...sicil numaralı iş yerinde sigortalı olduğunun tespit edildiğini, davacının vermiş olduğu farklı beyanlarında ısı yalıtımı işini kendi namına yaptığı yönünde mutabık olduğunun tespit edildiğini, davacının geçirdiği kazanın iş kazası sayılmasının ancak 5510 sayılı Kanun hükmünde yer verilen durum ve tanımlara uygun olması ile mümkün olacağını, bu nedenlerle usul ve esastan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı ile müvekkilinin arasında işçi ve işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, müvekkilinin apartmanın zemin katında bulunan kendisine ait dairenin yalıtım işini ve balkon kapama işini 8.000,00 TL bedel karşılığında ... isimli şahsa verdiğini, anlaştıkları bu şahsa paranın tamamını ödediğini, müvekkilinin duyduğuna göre üst katta ... veya .... isimli kişilere ait dairede çalışırken düştüğünü, davacının ... isimli kişinin işçisi olduğunu, davacının işvereni konumunda olan ... isimli kişiye karşı dava açması gerektiğini, bu nedenlerde husumet, hukuki yarar yokluğu ve zamanaşımı itirazları nedeniyle davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında: "davanın reddine, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: davacının yirmi bir yıldır dış cephe ve dekorasyon işi yaptığını, dinlenen tanıklar ve davalı asilin de davacının çalıştığını ve hatta Afgan asıllı işçilerin de çalıştığını beyan ettiğini, ayrıca ambulans kayıtlarında da iş kazası olarak bildirildiğini, davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında ...’ın dinlenilmesi gerektiğini, davalılar ile arasındaki ilişki işçi işveren ilişkisi olduğundan iş kazası tespitine karar verilmesini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde 22.08.2019 tarihinde geçirdiği kazasının iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.